29 Mayıs 2008’de Üsküdar Hayrettin Çavuş Mahallesi’nde yaşanan vahşet, mahalle sakinlerinin hafızalarından silinmemişti. 79 yaşındaki Müzeyyen Hiçgüngörmez, yalnız yaşadığı evinde uğradığı cinsel saldırının ardından boğazı kesilerek katledilmişti. Adli Tıp raporları, yaşlı kadının sadece öldürülmediğini, failin vahşetin boyutunu artırarak delilleri yok etmek için evi ateşe vermeye çalıştığını ortaya koymuştu.
Delilleri Yakmak İçin Tiner Kullanmış
Olay yeri inceleme ekipleri, o dönem Ferhat Sokak üzerindeki o dehşet evinde çakmaklar ve tiner şişeleri bulmuştu. Katil zanlısı, cinayetin izlerini silmek için evi yakmaya teşebbüs etmiş ancak başarılı olamamıştı. O dönem çevredeki 33 şüpheliden DNA örneği alınmasına rağmen hiçbir eşleşme sağlanamamış, dosya "faili meçhul" raflarına kaldırılmıştı.

Cezaevindeki DNA Her Şeyi Değiştirdi
Dosyada beklenen kırılma tam 16 yıl sonra, teknolojinin ve kriminal veri bankasının gücüyle yaşandı. Başka suçlardan cezaevinde yatan Orhan Beydanol’dan alınan yeni DNA örneği, sisteme girildiği anda 2008’deki o kanlı dosya ile eşleşti. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı, Beydanol’un genetik kodlarının; olay yerindeki peçete, sigara izmariti, sargı bezi ve çarşaftaki örneklerle kusursuz bir şekilde uyumlu olduğunu raporladı.
İtiraf Geldi: Ağır Ceza Yolunda!
22 Nisan 2026’da savcılığa getirilen Beydanol, 16 yıl sakladığı o büyük sırrı daha fazla gizleyemedi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifadede, "nitelikli kasten öldürme" ve "cinsel saldırı" suçlarını itiraf eden caninin, savcılıkça tutuklanmasına karar verildi. Hiçgüngörmez’in kemiklerini sızlatan o vahşetin faili için şimdi ağır ceza mahkemesinde müebbet hapis istemiyle yargılanma süreci başlıyor.