Avrupa Birliği’ne tam üyelik yolunda emin adımlarla ilerleyen Karadağ, mevzuatını Brüksel normlarına göre güncellerken vize rejiminde de kapsamlı bir dönüşüme gidiyor. Bir süredir Türk vatandaşları başta olmak üzere üçüncü ülke mensuplarına uygulanan vize muafiyetleri, AB standartlarıyla uyumlaştırma hedefi doğrultusunda yeniden düzenleniyor.
Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle’nin Sırpça servisinde yer alan bilgilere göre; Karadağ yönetimi Türkiye, Çin ve Suudi Arabistan vatandaşlarına sağlanan vizesiz seyahat imkanını 31 Ekim tarihine kadar uzatma kararı aldı. Öte yandan Rusya ve Beyaz Rusya (Belarus) vatandaşları için ise vize muafiyeti 1 Kasım itibarıyla tamamen sona erecek. Karadağ, "Reform Gündemi" adı verilen çalışma programı uyarınca vize sistemini gelecek yılın sonuna kadar AB ile tam entegre hale getirmeyi amaçlıyor.
Vizesiz Kalış Süresi 30 Güne Düşürülmüştü
İki ülke arasındaki seyahat rejiminde esnemeler kadar kısıtlamalar da dikkat çekiyor. Son dönemde ülke içinde yaşanan bazı olaylar ve yükselen toplumsal tepkilerin ardından, Türk vatandaşlarının vizesiz kalış hakkı daha önce uygulanan 90 günden 30 güne çekilmişti. 31 Ekim'e kadar uzatılan mevcut takvimin ardından düzenlemenin nasıl şekilleneceği ise bölgeyi ziyaret etmek isteyen turistler ve iş insanları tarafından yakından takip ediliyor.
Yabancı Yatırımcı ve Turizm Sektörü Risk Altında mı?
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan yabancılar ve göçmen statüsü uzmanı Bojan Bugarin, vize politikalarını AB ile uyumlu hale getirmenin idari bir zorunluluk olduğunu kabul etmekle birlikte, Karadağ ekonomisinin mevcut dinamiklerinin de unutulmaması gerektiğini vurguluyor.
Geçtiğimiz yıl ülkedeki toplam yabancı konaklamalarının %4,3'ünü Türk, %16,4'ünü ise Rus turistlerin oluşturduğuna dikkat çeken Bugarin, bürokratik engellerin ekonomik kayıplara yol açabileceği uyarısında bulunuyor:
"Sıkı vize uygulamalarına geçerken ikamet, şirket kuruluşu ya da ticari faaliyet prosedürlerini kolaylaştırmazsanız, nitelikli sermayeyi başka ülkelere kaptırma riskiyle yüzleşirsiniz. Karadağ, yatırımcıları bürokrasiyle bezdiren değil, aksine cazip fırsatlarla çeken bir merkez olmalıdır. Kuralların sıkça değişmesi, halihazırda mülk edinmiş veya şirket kurmuş Türk ve diğer yabancı yatırımcılarda belirsizlik yaratıyor."
Çözüm İçin "Hırvatistan Modeli" Gündemde
Bugarin, Karadağ'ın bu geçiş sürecini en az zararla atlatabilmesi için 2013 yılındaki üyelik öncesinde benzer bir durum yaşayan Hırvatistan'ı örnek alabileceğini ifade ediyor. Hırvatistan, AB üyeliği öncesinde Türkiye ve Rusya gibi ülkelere vize zorunluluğu getirmiş; ancak aracı vize başvuru merkezleri ve yetkili acenteler üzerinden işlemleri hızlandırarak turizm ve yatırım kaybının önüne geçmeyi başarmıştı. Karadağ'ın da benzer pratik adımlarla ekonomik dengeleri koruyabileceği belirtiliyor.
Karadağ Pasaportuna Olan Talep Artabilir
Öte yandan, Karadağ’ın AB’ye katılım sürecinin tamamlanmasıyla birlikte ülke pasaportuna olan talebin belirgin şekilde artması bekleniyor. Özellikle Karadağ kökenli Türk vatandaşları ile Sırbistan ve Bosna-Hersek vatandaşlarının pasaport başvurularında yoğunluk yaşanabileceği öngörülüyor. Küresel mobilite endekslerinde halihazırda 35. sırada bulunan Karadağ pasaportunun, tam üyelikle birlikte çok daha güçlü bir konuma ulaşacağı ifade ediliyor.
Süreç nihayete erdiğinde, Sırbistan dâhil olmak üzere tüm üçüncü ülke vatandaşlarının Karadağ’daki giriş ve ikamet şartları tamamen AB genel standartlarına tabi olacak.