İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, 2025 yılının Ekim ayında Akdeniz’in uluslararası sularında insani yardım gemilerine yönelik gerçekleştirilen İsrail müdahalesine ilişkin yürüttüğü kapsamlı soruşturmayı tamamladı. "Küresel Sumud Filosu" olarak bilinen ve içinde çok sayıda Türk aktivistin de bulunduğu sivil oluşuma yapılan saldırı, Türk yargısı tarafından "uluslararası hukukun ağır ihlali" olarak tescillendi. Hazırlanan iddianameyle birlikte, olayın planlayıcısı ve icracısı olan 35 kişi için adalet kıskacı daraldı.
"Silahlı, Ağır ve Sistematik Müdahale": İddianamenin Kan donduran Detayları
Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği eylemin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı altı çizilerek belirtildi. İddianamede, gemilerin zorla durdurulduğu, sivil aktivistlerin cebir ve şiddet kullanılarak alıkonulduğu ve insan onuruyla bağdaşmayan kötü muamelelere maruz bırakıldığı vurgulandı. Savcılık, bu eylemleri sadece birer saldırı değil, uluslararası toplumun temel normlarını hedef alan sistematik bir suç zinciri olarak nitelendirdi.
Ağır Suçlamalar Kapıda: Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suç!
Hazırlanan iddianame, şüpheliler hakkında istenen cezaların ağırlığıyla dikkat çekiyor. Bir kısmı hakkında halihazırda yakalama kararı bulunan 35 şüpheli, Türk mahkemelerinde şu suçlardan hesap verecek:
Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suç,
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Eziyet,
Kasten Yaralama ve Nitelikli Yağma,
Ulaşım Araçlarının Alıkonulması ve Mala Zarar Verme.
"Hukuki Meşruiyetten Tamamen Uzak"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kamuoyuyla paylaştığı bildiride, "Gerçekleştirilen bu müdahale; sivillerin fiziksel saldırıya uğramaları suretiyle uluslararası hukukun en temel normlarının açık ve ağır ihlali niteliğindedir" denilerek, Türkiye'nin kendi vatandaşlarının haklarını uluslararası arenada ve hukuk nezdinde sonuna kadar savunacağı mesajı verildi.