Yeni Birlik Gazetesi Gündem Kılıçdaroğlu 2,5 yıl sonra CHP Genel Merkezi'nde: FETÖ ajanlarını fark edemedim, özür dilerim

Kılıçdaroğlu 2,5 yıl sonra CHP Genel Merkezi'nde: FETÖ ajanlarını fark edemedim, özür dilerim

Mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla liderlik koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu, genel merkez önünde tarihi bir konuşma yaptı: "Sırtımdan hançerleyenleri göremedim, gafilleri koynumda beslediğim için beni affedin."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nı iptal etmesinin ardından hukuken yeniden Genel Başkanlık makamına gelen Kemal Kılıçdaroğlu, tam 2,5 yıllık aranın ardından Söğütözü'ndeki CHP Genel Merkezi'ne dönüş yaptı. 

Genel merkez binası önünde toplanan binlerce partili tarafından izdihama yol açan bir kalabalıkla ve karanfillerle karşılanan Kılıçdaroğlu, kurulan platformdan örgüte ve Türkiye'ye seslendi. "Her şeyi mertçe konuşacağım" diyerek kürsüye çıkan CHP lideri, görevden el çektirilen Özgür Özel yönetimine, kurultay sürecine ve parti içi muhalefete yönelik zehir zemberek suçlamalarda bulunurken, çarpıcı bir itirafla helallik istedi.

"Atamızın emanetini pavyon masalarına meze ettiler"

Konuşmasına İzmir'den Ankara'ya gelirken kaza geçiren partililere geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Kemal Kılıçdaroğlu, 38. Kurultay'da delege iradesinin sakatlandığını ve şaibeli hale getirildiğini savundu.

 Siyasette ahlak ve para mücadelesinin yaşandığını ileri süren Kılıçdaroğlu, kurultay sürecine dair çok sert ifadeler kullandı:

"Mesele sadece bir genel başkanlık meselesi değildir; mesele ahlakla mı parayla mı, millet iradesiyle mi aparatlarla mı şekilleneceğimiz meselesidir. 38. Kurultay, Türkiye siyasetinde bir kara milattı. Atamızın emaneti olan bu asırlık çınarı, partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Kimler kişisel ikbal hırsı için mahkeme kapılarına düşürdü? Ben bunun hesabını soracağım. Şimdi tertemiz, şaibesiz bir kurultay yapacağız ve o sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacak."

"Hain sloganlarını duydum; boynumuzda idam fermanıyla yürüyoruz"

Kendisine yönelik "hain" nitelendirmelerine ve atılan sloganlara Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı mücadelesinden örnek vererek yanıt veren 78 yaşındaki CHP lideri, "Birilerinin siparişiyle atılan o sloganları, ömrünü bu vatana adayan bir adama 'hain' denildiğini duydum. İhanetle hainlik arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Atatürk, Samsun'a çıkarken de boynunda idam fermanı ve üzerinde hain ilanı vardı. Bu çabalar bizi yolumuzdan döndüremez" dedi.

"Koynumda beslediğim gafiller için halkımdan özür diliyorum"

Konuşmasının en çok konuşulacak ve Türk siyasetinde uzun süre tartışılacak olan "özeleştiri" bölümünde ise Kılıçdaroğlu, geçmiş yönetim dönemine ait istihbarat ve kadrolaşma zafiyetlerini itiraf ederek örgütünden ve milletten özür diledi:

"Benim bu aziz millete ve bu cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin geleceği için çalışırken arkamızdan sinsi bir şekilde sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan, millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak partiye verdiğiniz emekleri, kendi kurdukları haram sofralarına meze yapanların hortumlarını vaktinde kesemediğim için özür diliyorum. Pavyon masalarında delegeleri pazarlık konusu yapanların maskesini vaktinde indiremediğim için, halkın belediyesinde rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını zamanında görevden atmadığım için tarih önünde halk deryasından özür diliyorum. Temiz siyasetimi sırtımdan hançerlemek için kullananları göremedim, beni affedin."

"Market poşetlerinde rüşvet parası baba ocağında olmaz"

Yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarına da üstü kapalı göndermelerde bulunan Kılıçdaroğlu, "Uşak'ta rüşvete göz yummak, baba ocağının kitabında yazar mı? Market poşetleri içinde rüşvet parası taşımak bu partinin şanına yakışır mı? Baba ocağının sofrasında haram lokma olmaz, rüşvet iddiaları karşısında sessiz kalınamaz" diyerek parti içinde köklü bir temizlik ve arınma hareketi başlatacaklarını, partinin olası bir kapatılma riskine karşı "yeni parti kurarız" diyenlerin ise "çift ajandalı" olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, "Önce CHP, sonra Türkiye arınacak" diyerek konuşmasını noktaladı.