Yargının verdiği "mutlak butlan" kararıyla adeta siyasi bir kördüğüme dönen CHP’de, sular durulmuyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık koltuğuna dönmesinin ardından partide büyük bir hareketlilik yaşanırken, gözlerin çevrildiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ortalıktan kaybolması liyakat ve samimiyet tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
CHP tabanında Mansur Yavaş’ın yaşanan bu büyük krize neden yeterli tepkiyi vermediği ve partideki direnişin içinde neden yer almadığı yüksek sesle sorgulanırken, lobi arkasından çarpıcı bilgiler sızdı. Ankara kulislerine düşen iddialara göre, Yavaş’ın bu sessizliği ve Genel Merkeze adım dahi atmaması aslında planlı bir stratejinin parçası.
Kılıçdaroğlu ile Köprüleri Tamamen Attı
Gazeteci Can Özçelik’in TGRT ekranlarında paylaştığı bilgilere göre, Mansur Yavaş’a yakın çevreler, belediye başkanının Kemal Kılıçdaroğlu ile tüm temasını kestiğini açıkça ifade ediyor. Kılıçdaroğlu'nun dönüşünü kabullenmeyen Yavaş'ın, süreç boyunca Manisa Milletvekili Özgür Özel ile sürekli iletişim halinde olduğu ve attığı her adımı Özel’in onayı ve bilgisi dahilinde şekillendirdiği belirtiliyor. Ana muhalefetin içindeki bu parçalı yapı, partinin kriz anlarında nasıl bir yönetim zafiyeti yaşadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
"Yıpranmasın" Diye Özel’den Koruma Kalkanı
CHP içindeki taht kavgalarında Mansur Yavaş’ın geri planda tutulmasının sebebi ise ileride kurulacak yeni oyunlar olarak gösteriliyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’na karşı yürüttüğü güç savaşında Mansur Yavaş’ı adeta bir "koruma kalkanı" arkasına sakladı. Yavaş’ın krizin ortasına atılarak siyaseten yıpranmasını istemeyen Özel’in, onun "kazanacak güçlü aday" imajını korumak adına Genel Merkezdeki kavgalardan uzak tutmayı tercih ettiği iddia ediliyor.
CHP’deki Bölünmüşlük Tescillendi
Mahkeme kararlarıyla sarsılan, genel başkanlık makamının meşruiyetinin tartışıldığı CHP’de, belediye başkanlarının ve milletvekillerinin kendi ikballeri uğruna kapalı kapılar ardında ittifaklar kurması siyaset arenasında tepkiyle karşılanıyor. Mansur Yavaş’ın kurumsal kimliği ve genel başkanlığı hiçe sayarak Özgür Özel ile ayrı bir ajanda yürütmesi, ana muhalefet partisindeki yönetim krizinin ve bölünmüşlüğün ne derece derin olduğunu net bir şekilde tescillemiş oldu.