Konuşmasında savunma sanayisindeki gelişim sürecine değinen Akar, “İHA ve SİHA’ları paramızla bile alamazken bugün tasarlıyor, üretiyor ve ihraç ediyoruz. Cin şişeden çıktı, bir daha geri girmez” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2011-2012 yıllarında terörle mücadele kapsamında İsrail’den kiraladığı insansız hava araçlarının bakımında dahi zorluk yaşandığını hatırlatan Akar, müttefik ülkelerden ücret karşılığı talep edilen sistemlerin verilmediğini belirtti.
2011-2012 Dönemine Atıf
Akar, söz konusu dönemde kiralanan İHA’ların bakımının yapılamadığına işaret ederek, “Müttefiklerimizden paramızla istedik, vermediler” dedi. Bu sürecin ardından yerli ve milli üretim hamlelerinin hız kazandığını ifade eden Akar, savunma alanında geniş bir üretim kapasitesine ulaşıldığını kaydetti.
Tasarım ve Üretimde Yeni Dönem
Türkiye’nin savunma sanayisinde farklı alanlarda üretim gerçekleştirdiğini belirten Akar, “Bugün ise tabancadan makineli tüfeğe, helikopterden fırkateyne kadar her şeyi kendi tersanelerimizde tasarlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Savunma ürünlerinde dışa bağımlılığın azaldığını vurgulayan Akar, mühimmat konusunda da Türkiye’nin farklı bir konuma geldiğini söyledi. “Artık kimseden mühimmat istemiyoruz; onlar talep ettiğinde ‘listemizde yok’ diyebilecek bir güce ulaştık” değerlendirmesinde bulundu.
Münih’te Sivil Toplum ve Gençlerle Buluşma
Münih Güvenlik Konferansı kapsamında Almanya’da temaslarda bulunan Akar, program çerçevesinde Türk sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve gençlerle bir araya geldi. Buluşmada savunma sanayisindeki gelişmeler ve Türkiye’nin üretim kapasitesi hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu.
Akar’ın konuşmasında savunma sanayisindeki yerlilik oranının artırılması ve üretim süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik mesajlar öne çıktı. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı tedarik sorunlarına değinen Akar, bugün gelinen noktada tasarım, üretim ve ihracat aşamalarında ilerleme kaydedildiğini ifade etti.