Yeni Birlik Gazetesi Gündem Kontrast madde alerjisi üzerine uzman görüşü

Kontrast madde alerjisi üzerine uzman görüşü

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Akyüz, kontrast madde alerjisini ve güvenli işlem yöntemlerini aktardı.

Özel Ümit Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Serdar Akyüz, tomografi, anjiyografi ve bazı görüntüleme yöntemlerinde kullanılan kontrast (opak) maddelere karşı gelişebilen alerjik reaksiyonlar hakkında önemli bilgiler paylaştı. Opak madde alerjisi bulunan hastalarda işlem öncesinde özel bir hazırlık sürecinin uygulandığını vurgulayan Akyüz, hem sanal hem de klasik anjiyografide kontrast maddenin damarların görüntülenmesi açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti.

"Damarların ve kalp damarlarının görüntülenebilmesi için kontrast madde kullanmamız gerekiyor. Hem sanal anjiyografide hem de klasik anjiyografide temel prensip aynı. Kontrast madde damarların içini görünür hale getirerek bize tanı koyma imkânı sağlıyor" diyen Akyüz, bazı hastalarda bu maddelere karşı alerjik reaksiyon gelişebildiğini ifade etti. Daha önce kontrast maddeye bağlı alerji öyküsü bulunan hastalarda işlem öncesinde gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayan Akyüz, "Bu tür hastalarımızda alerjik reaksiyon riskini azaltmak amacıyla işlem öncesinde koruyucu ilaç tedavileri uyguluyoruz. İşlem sırasında ve sonrasında da hastalarımızı daha yakından takip ediyoruz. Böylece işlemleri güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz" şeklinde konuştu.

Klasik anjiyografi ile sanal anjiyografi arasındaki önemli farklardan birinin kullanılan kontrast madde miktarı olduğunu belirten Akyüz, "Klasik anjiyografide kontrast maddeyi doğrudan kalbi besleyen damarlara veriyoruz. Bu nedenle daha az miktarda kontrast madde kullanıyoruz. Sanal anjiyografide ise görüntü elde edebilmek için daha geniş bir damar sisteminin boyanması gerekiyor. Dolayısıyla kullanılan kontrast madde miktarı daha fazla olabiliyor" dedi.

Klasik anjografinin günümüzde hâlâ en güvenilir yöntem olarak kabul edildiğini ifade eden Akyüz, şunları söyledi: "Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sanal anjiyografi önemli bir tanı yöntemi haline geldi. Ancak kanıtsal değeri ve tanısal gücü açısından klasik anjiyografi hâlâ altın standart olarak kabul ediliyor. Gerektiğinde damarı doğrudan görmemize ve aynı seansta müdahale etmemize olanak sağlaması nedeniyle klasik anjiyografi birçok durumda tercih edilen yöntem olmayı sürdürüyor." Akyüz, daha önce opak maddeye karşı alerjik reaksiyon yaşamış kişilerin bunu mutlaka hekimlerine bildirmeleri gerektiğini hatırlatarak, doğru planlama ve uygun önlemlerle hem tomografi hem de anjiyografi işlemlerinin güvenli bir şekilde yapılabileceğini vurguladı.

KARDİYOLOJİ UZMANI DR. SERDAR AKYÜZ

KARDİYOLOJİ UZMANI DR. SERDAR AKYÜZ