28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan, ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla küresel bir enerji krizine dönüşen süreçte beklenen müjdeli haber geldi. Her krizde olduğu gibi elini taşın altına koyan Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü yoğun mekik diplomasisiyle ABD ve İran arasında 2 haftalık ateşkesin kapısını araladı. Güvenilir arabulucu kimliğiyle masada yer alan Türkiye, bölgeyi büyük bir felaketin eşiğinden çekip aldı.
Tarihi Görüşme: Erdoğan ve Pezeşkiyan Son Durumu Masaya Yatırdı
Ateşkes kararının resmileşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile stratejik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ateşkesin kalıcı bir barışa evrilmesi ve bölgenin güvenlik mimarisi ele alındı. Erdoğan, bu kritik sürece giden yolda Türkiye’nin ilgili tüm aktörlerle gece gündüz demeden temas kurduğunu ve barış için yoğun mesai harcadığını ifade etti.
"Provokasyonlara Geçit Vermeyin" Uyarısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki günlerde başlayacak olan müzakerelerin önemine dikkat çekerek, İranlı mevkidaşına çok net mesajlar verdi. Sürecin hassasiyetine vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Müzakerelerden kalıcı istikrar için azami derecede istifade edilmeli. Süreci baltalamak isteyen provokatörlere asla fırsat verilmemeli. Türkiye, dost ülkelerle birlikte yeni süreçte de her türlü katkıyı sunmaya hazırdır."
Bölgesel Sağduyu ve Taziye Mesajı
Görüşmede, çatışmalar sırasında hayatını kaybeden İran vatandaşları için üzüntülerini ve taziyelerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin nihai hedefinin Orta Doğu'da yeni bir "sağduyu ve diyalog iklimi" tesis etmek olduğunu belirtti. Türkiye'nin bu yeni süreçte de garantörlük ve destek rolünü sürdüreceği vurgulandı.