ABD’nin İran’a ait Keşm Adası’na yönelik operasyonuna misilleme yaptığını duyuran İran Devrim Muhafızları Ordusu, Kuveyt’teki askeri ve sivil altyapıyı füze ve İHA’larla hedef aldı. Saldırının ardından Kuveyt yönetimi, Tahran’a karşı çok sert diplomatik yaptırımları devreye soktu.
Diplomatlara 24 Saat Süre Verildi
Saldırı dalgasının hemen ardından harekete geçen Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İran'ın Kuveyt Maslahatgüzarını acil koduyla bakanlığa çağırarak resmi protesto notası verdi. Ülkedeki iki İranlı diplomatı "istenmeyen kişi" (persona non grata) ilan etti. Diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 24 saat süre tanınırken, İran Büyükelçiliği bünyesindeki personel sayısının da radikal bir kararla minimum seviyeye düşürüleceği açıklandı.
Uluslararası Havalimanı Hedef Oldu: Can Kaybı Var
Kuveyt Dışişleri ve Sağlık Bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklamalarda, İran’dan ateşlenen füzelerin ve kamikaze İHA’ların doğrudan sivil yerleşimleri ve stratejik noktaları vurduğu belirtildi. Uluslararası Kuveyt Havalimanı’na isabet eden mühimmatlar nedeniyle 1 kişi yaşamını yitirirken, aralarında yolcular ve havalimanı personelinin de bulunduğu 63 kişi yaralandı. Saldırılarda bazı diplomatik misyon binaları ve kritik altyapı tesisleri de ağır hasar gördü.
Hastanelerde Sağlık Seferberliği Başlatıldı
Saldırı sonrasındaki kriz yönetimine dair bilgi veren Kuveyt Sağlık Bakanı Abdullah es-Sened, olayın ilk dakikalarından itibaren geniş kapsamlı bir acil durum planının uygulamaya konulduğunu açıkladı. Yaralıların tahliyesi için Uluslararası Kuveyt Havalimanı’na 25 tam teşekküllü ambulans sevk edildiğini belirten Sened, hastanelere kaldırılan 63 yaralıdan 7'sinin durumunun kritik olduğunu ve acil cerrahi müdahaleye alındığını kaydetti.
"Egemenliğimiz ve BM Şartı Açıkça İhlal Edildi"
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, Tahran yönetiminin sivil alanları hedef alan bu agresif tutumunun uluslararası hukuka tamamen aykırı olduğunu vurguladı. Yapılan resmi açıklamada, gerçekleştirilen saldırıların Kuveyt’in toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına doğrudan bir saldırı olduğu ifade edilirken, bu durumun Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2817 sayılı kararının açık bir ihlali olduğu aktarıldı.