Hürmüz Boğazı'nda stratejik dengeler bir kez daha sarsıldı. Bölgeden geçen bir kargo gemisinin füzeyle hedef alınmasının ardından, Birleşmiş Milletler (BM) binlerce denizcinin güvenli tahliyesini öngören kritik operasyonu durdurma kararı aldı. ABD ve İran arasındaki diplomasi trafiğinin gölgesinde yaşanan bu sıcak gelişme, küresel enerji ve ticaret koridorunda tansiyonu yeniden zirveye çıkardı.
Boğazda Füzeli Alarm: "Ever Lovely" Hedef Oldu
Küresel deniz ticaretinin en kritik düğüm noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, yeni bir sıcak çatışmaya sahne oldu. İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) tarafından yapılan açıklamaya göre; Umman'ın Dahit Limanı açıklarında kimliği belirsiz bir füze, seyir halindeki bir kargo gemisini hedef aldı.
Risk yönetim şirketi Vanguard, saldırıya uğrayan geminin Singapur bayraklı "Ever Lovely" olduğunu duyurdu. Saldırıda şans eseri can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, geminin aldığı darbeye rağmen rotasında ilerlemeye devam ettiği ve herhangi bir yardım çağrısında bulunmadığı öğrenildi.

IMO'dan Radikal Karar: 11 Bin Denizci İçin Bekleyiş Başladı
Saldırının hemen ardından Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), bölgedeki kurtarma operasyonlarını acilen durdurdu. IMO Başkanı Arsenio Dominguez, şubat ayından bu yana bölgede mahsur kalan 11 binden fazla denizcinin tahliye planının geçici olarak askıya alındığını açıkladı.
Saldırıya uğrayan geminin BM'nin güvenli tahliye koridoru dışında hareket ettiğini vurgulayan Dominguez, şu ifadeleri kullandı:
"Daha önce bazı gemilerin tahliyesini başarıyla gerçekleştirdik. Ancak bölgedeki personelin can güvenliği bizim birinci önceliğimiz. Sahadaki güvenlik garantilerinden tamamen emin olana kadar koordineli tahliye planını askıya aldık."
Washington-Tahran Hattında "Rota" ve "Geçiş Ücreti" Krizi
Saldırının ardından uluslararası arenada suçlamalar gecikmedi. ABD medyasında yer alan haberlere göre, Amerikalı yetkililer füzeli saldırının arkasında doğrudan İran'ın olduğunu iddia ediyor.
Buna karşılık, İran tarafından boğazın kontrolü amacıyla kurulan Basra Körfezi Hürmüz Boğazı Kurumu (PGSA) ise sert bir çıkış yaptı. Kurum, belirlenen resmi rotaların dışına çıkan ticari gemilere hiçbir şekilde "güvenli geçiş garantisi" verilmeyeceğini sosyal medya üzerinden ilan etti. Bu açıklama, kuralları ihlal eden gemilerin sorumluluğunun tamamen kaptan ve armatörlerde olduğu yönünde bir gözdağı olarak yorumlandı.
"Hizmet Bedeli" Tartışması Diplomasiyi Çıkmaza Sokuyor
Kriz, tam da ABD ve İran arasında geçtiğimiz hafta sağlanan 14 maddelik uzlaşı formülünün ardından patlak verdi. İki ülke, ticari gemilerin 60 gün boyunca boğazdan ücretsiz ve güvenli geçişi konusunda mutabık kalmıştı. Ancak Tahran yönetiminin "geçiş ücreti" yerine "denizcilik hizmet bedeli" adı altında ısrarcı olması ipleri yeniden gerdi.
Bölgedeki diplomatik temaslarını Bahreyn'de sürdüren ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz'ün uluslararası bir su yolu olduğunun altını çizerek net bir uyarıda bulundu: "Hiçbir ülke bu uluslararası su yolundan geçiş ücreti veya benzeri bir haraç talep edemez."
Petrol Piyasaları Tehdit Altında
Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan süreç, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına ve yüzlerce geminin mahsur kalmasına yol açmıştı. Bu durum küresel gıda, gübre ve enerji sevkiyatını durma noktasına getirerek petrol fiyatlarını uçurmuştu.
17 Amerika ve İran arasında nükleer programı da kapsayan 17 Haziran mutabakatı sonrası ham petrolün varil fiyatı 72,48 dolara kadar gerileyerek piyasalara nefes aldırmıştı. Ancak Hürmüz'de patlayan bu son füzeli saldırının, kırılgan olan piyasalardaki düşüş trendini tersine çevirip çevirmeyeceği merak konusu.