Yeni Birlik Gazetesi Gündem Kulak ağrısıyla başlayan kanser mücadelesi 24 yıllık bir başarı öyküsüne dönüştü

Kulak ağrısıyla başlayan kanser mücadelesi 24 yıllık bir başarı öyküsüne dönüştü

Emel Karaca'nın 24 yıl süren sağlıklı yaşamı, erken tanı ve etkili tedavinin önemini gözler önüne seriyor.

Kulak ağrısı ile başlayan süreç, geniz kanseri tanısıyla sonuçlandı. Emel Karaca, doğru tedavi ile 24 yıldır sağlıklı bir yaşam sürüyor. Erken tanının ve kararlı bir mücadelenin hayat kurtardığını vurgulayan Medicana Sağlık Grubu Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden Uzm. Dr. Çimen Akçay, tedavi sürecinin bütünsel yürütülmesine dikkat çekiyor. Tek taraflı kulak ağrısı ve boyundaki şişlik gibi şikayetlerin hızlıca incelenmesi gerektiğini belirten Dr. Akçay, gelişen teknolojilerin yaşam kalitesini artırdığını ifade ediyor.

Kulak ağrısı ve kulakta dolgunluk hissi gibi belirtiler, genellikle üst solunum yolu rahatsızlıkları ile karıştırılabiliyor. Ancak, doğru teşhisin konulması kanser tedavisinin en hayati aşamalarından birini oluşturuyor. Burun boşluğunun arkasında bulunan nazofarenks bölgesi, tümörleri sinsi bir şekilde ilerlediği için genellikle ileri evrelerde fark edilebiliyor. 24 yıl önce, 24 yaşındayken lokal ileri evre geniz kanseri teşhisi alan Emel Karaca'nın başarılı tedavi yolculuğu, hekim desteği ve hasta motivasyonunun ne kadar etkili olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Medicana International İzmir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Çimen Akçay, tedavi sürecinin aşamalarını titizlikle yöneterek, uzun vadede sağlıklı bir yaşam için radyoterapi uygulamalarının önemine dikkat çekiyor. Erken evrede fark edilen tümörlerle başarı oranlarının çok daha yüksek olduğunu vurguluyor.

Emel Karaca, geçmeyen kulak ağrıları nedeniyle uzun süre çeşitli tedaviler aldığı dönemde, detaylı incelemeler sonucunda 2. evre nazofarenks kanseri tanısı aldı. Teşhis konulduktan hemen sonra radyoterapiye başlamasıyla, cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı bu süreçte 2 ay süren yoğun bir ışın tedavisi uygulandı. Tedavi sürecinde yutkunma güçlüğü, ağız kuruluğu ve kilo kaybı gibi zorluklar yaşayan Karaca, doktorunun verdiği destekle mücadeleyi bırakmadı. Altı aylık radyoterapinin sonunda, tümörün tamamen temizlendiğini öğrenen Emel Karaca, sağlıklı bir şekilde ikinci çocuğunu dünyaya getirdi. Sıklıkla karşılaştığı geç dönem etkilerine rağmen, hayata tutunma iradesi ve doğru hekim yönlendirmesinin başarısı, onun hikayesinin özünü oluşturuyor.

Radyoterapi teknolojisindeki gelişmelerin tedavi sonrası yan etkileri azalttığını belirten Uzm. Dr. Çimen Akçay, son 20-25 yıl içinde yaşanan teknolojik dönüşümün hastaların yaşam kalitesine büyük katkı sağladığını ifade etti. "Emel Hanım'ın tedavisini 24 yıl önce gerçekleştirdik. O dönemde kullandığımız tedavi yöntemleri, günümüzdeki gibi yüksek teknolojili radyo terapi sistemleriyle karşılaştırılamazdı. Bugün ise yoğunluk ayarlı radyoterapi gibi sistemlerle tümöre yüksek doz verirken çevredeki sağlıklı dokuları korumak çok daha kolay" dedi.

Erken tanı ve hasta-hekim iletişiminin de başarı şansını artıran etkenler arasında olduğunu ifade eden Dr. Akçay, "Nazofarenks kanserinde nüksler genellikle ilk 2-5 yıl içinde görülür. Ancak 24 yıl geçmişse, bu kalıcı hastalık kontrolünün sağlam olduğunu gösteriyor. Kanser tedavisi, mutlaka multidisipliner bir şekilde yürütülmeli ve hastalar tedavi sürecinde sağlıklarına dikkat etmelidir" diyerek, Emel Karaca'nın başarısının kanser tedavisinde güçlü bir örnek teşkil ettiğini belirtti.

HASTA EMEL KARACA (SOLDA) VE UZM. DR. ÇİMEN AKÇAY (SAĞDA)

HASTA EMEL KARACA (SOLDA) VE UZM. DR. ÇİMEN AKÇAY (SAĞDA)

MEDİCANA SAĞLIK GRUBU RADYASYON ONKOLOJİSİ BÖLÜMÜ'NDEN UZM. DR. ÇİMEN AKÇAY