Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Prof. Dr. Davut Akduman, toplumda yaygın olarak karşılaşılan kulak çınlamasının, bağımsız bir hastalık olmadığını açıkladı. Akduman, bu durumu her zaman kaygı verici bir belirti olarak değerlendirmemek gerektiğini, ancak bazı koşullarda ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kulak çınlamasının nedenleri ve riskleri:
Prof. Dr. Akduman, kulak çınlamasının pek çok farklı nedene bağlı olabileceğini ifade ederek, işitme kaybı, yüksek sese maruz kalma, kulak ile ilgili hastalıklar ve bazı ilaçların çınlama üzerinde etkili olabileceğini belirtti. Ayrıca, sistemik hastalıkların da kulak çınlamasına yol açabileceğini ekledi.
Her çınlama tehlikeli değildir:
Uzman, çınlamaların her zaman endişe verici olmadığını ve kısa süreli çınlamaların çoğu zaman ciddi bir probleme dönüşmediğini kaydetti. Fakat çınlamanın sürekli hale gelmesi, artış göstermesi veya yalnızca bir kulakta hissedilmesi durumunda mutlaka bir uzman değerlendirmesine başvurulması gerektiğini belirtti. Ayrıca, çınlamaya işitme kaybı veya baş dönmesi eşlik ediyorsa, bu durumun daha da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Nabızla senkron çınlama dikkat çekici:
Özellikle kalp atışı ile aynı ritimde hissedilen çınlamaların araştırılması gerektiğini ifade eden Akduman, bu tür durumların dikkate alınmasını önerdi. Kişinin çınlamayı nabzı ile birlikte hissetmesi halinde, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği konusunda uyardı.
Ani işitme kaybı durumunda hızlı hareket edin:
Akduman, kulak çınlamasıyla birlikte ani bir işitme kaybı yaşanması durumunda, kişinin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gitmesi gerektiğini önemle belirtti. Bu tür belirtiler, ciddiyetin artabileceğini göstermektedir.
Korunma yolları:
Kulak sağlığının korunması açısından, yüksek sesli ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğinin altını çizen Akduman, gerekli önlemlerin alınmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, kulak çınlaması ile ilgili internet üzerinden önerilen ilaçların doktor tavsiyesi olmadan kullanılmasının yanlış olduğunu ve öncelikle çınlamaya neden olan durumun belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Akduman, "Her çınlama korkulacak bir durum değildir; ancak sürekli, tek taraflı, nabızla senkron olan veya işitme kaybı gibi belirtilerin eşlik ettiği çınlamalar kesinlikle ihmal edilmemelidir" diyerek uyarısını sonlandırdı.

ANKARA ATATÜRK SANATORYUM EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KULAK BURUN BOĞAZ KLİNİĞİ’NDEN PROF. DR. DAVUT AKDUMAN