Enerji krizlerinin aynı zamanda yeni fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, her ülkenin enerji bağımsızlığını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin bu doğrultuda yerli ve çeşitli enerji kaynaklarına dayalı politikalarıyla örnek bir model ortaya koyduğunu belirten Kurum, sanayinin karbonsuzlaştırılmasında özel sektör ve uluslararası iş birliklerinin kritik rol oynadığını söyledi.

COP31 VİZYONU: KÜRESEL İŞ BİRLİĞİ VE SOMUT SONUÇLAR
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 zirvesine yönelik güçlü bir vizyon ortaya koyan Bakan Kurum, Brezilya’daki COP30’da elde edilen kazanımların daha ileri taşınacağını ifade etti. Kurum, Ulusal Katkı Beyanları’nın somut ve uygulanabilir planlarla desteklenmesinin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin bu süreci kurumsallaştırma hedefinde olduğunu dile getirdi.
“ÖZEL SEKTÖR KURUCUDUR, SÜRECİN MERKEZİNDEDİR”
Sanayinin dönüşümünde özel sektörün rolünü “kurucu” olarak nitelendiren Bakan Kurum, Türkiye’nin bu alanda güçlü iş birlikleri geliştirdiğini belirtti. Küresel ölçekte etkili çözümler üretmek adına kamu-özel sektör ortaklıklarının artırılacağını ifade eden Kurum, COP31’in bu anlamda dönüm noktası olacağını söyledi.

“AFETZEDE DEĞİL, KAHRAMAN OLACAĞIZ”
İklim değişikliğiyle mücadelede kararlılık mesajı veren Bakan Kurum, Türkiye’nin edilgen değil, yön veren bir aktör olma hedefini şu sözlerle ortaya koydu:
“İklim değişikliğinde afetzede olmak istemiyoruz. Hepimiz bu mücadelede kahraman olmak istiyoruz. Türkiye olarak bu anlayışla hareket ediyor, küresel iş birliğini güçlendirmek için öncülük ediyoruz.”
DÜNYAYA ÇAĞRI: COP31 İLE YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR
Kasım ayında düzenlenecek COP31 zirvesine tüm ülkeleri davet eden Bakan Kurum, Türkiye’nin diyalog, uzlaşı ve aksiyon odaklı yaklaşımıyla küresel iklim politikalarına yön vereceğini vurguladı. Kurum, zirvenin sadece çevresel değil, aynı zamanda küresel barış ve iş birliği açısından da önemli bir platform olacağını ifade etti.
