Yeni Birlik Gazetesi Gündem Küresel krizlere meydan okuyan ülke: Türkiye turizmde ezber bozdu

Küresel krizlere meydan okuyan ülke: Türkiye turizmde ezber bozdu

OECD'nin yayımladığı son rapora göre Türkiye, pandemi öncesi döneme kıyasla turist sayısını yüzde 21 artırarak dünya genelinde en çok büyüme kaydeden 4'üncü ülke oldu.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan "Turizm Eğilimleri ve Politikaları" raporu, küresel seyahat endüstrisindeki yeni dengeleri gözler önüne serdi. Rapora göre, dünya genelinde yaşanan tüm jeopolitik gerilimlere ve ekonomik belirsizliklere rağmen uluslararası seyahat talebi gücünü koruyor. OECD ülkelerine yönelik yabancı turist ziyaretleri, son yıllardaki güçlü büyüme ivmesini sürdürerek rekor seviyelere ulaştı.

Bu küresel rekabet ortamında en dikkat çekici başarı hikayelerinden birine ise Türkiye imza attı. Pandemi öncesi dönemle kıyaslandığında turist sayısını yüzde 21 oranında artırmayı başaran Türkiye; Japonya, Norveç ve Danimarka'nın ardından küresel ölçekte en çok büyüme kaydeden 4'üncü ülke unvanını kazandı.

Küresel Seyahat Rotalarını Zorlu Dinamikler Şekillendiriyor

Küresel turizm sektörü, sadece ekonomik parametrelerle değil, aynı zamanda jeopolitik krizler ve doğa olaylarıyla da mücadele ediyor. Özellikle Orta Doğu’daki çatışmalar ve artan güvenlik endişeleri, hava yolu ulaşım maliyetlerini yukarı çekerken yolcu güvenini de doğrudan etkiliyor.

Değişen bu risk haritası, turistlerin seyahat alışkanlıklarında da köklü değişimleri beraberinde getirdi. Yeni dönemde seyahat severlerin;

Daha güvenli, tanıdık ve bütçe dostu destinasyonları tercih ettiği,

Tatil sürelerini kısaltarak düşük maliyetli alternatiflere yöneldiği,

Rezervasyon iptal kolaylığı sunan esnek seçenekleri ön planda tuttuğu gözlemleniyor.

Sektör temsilcileri ve hava yolu şirketleri, seyahat planlamalarını bu yeni tüketici reflekslerine göre yeniden şekillendiriyor.

Zirve Yarışında İlk Dört Sıra Şekillendi

OECD verilerine göre, 2019-2025 döneminde uluslararası turist varışlarında en agresif büyümeyi yüzde 34 ile Japonya kaydetti. Japonya’yı yüzde 28 artışla Norveç ve yüzde 22 artışla Danimarka takip etti. Türkiye ise elde ettiği yüzde 21’lik büyüme oranıyla listenin 4. sırasına yerleşerek, Akdeniz çanağındaki rakiplerine karşı çok güçlü bir performans sergiledi.

"Türkiye Kriz Yönetiminde Dünya Standartlarında Bir Deneyime Sahip"

Elde edilen bu başarıyı ve sektörün geleceğini değerlendiren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizmin hassas yapısına dikkat çekti. Bağlıkaya, gerçek başarının sadece turist sayısındaki artışla değil, krizlere karşı gösterilen dirençle ölçülmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

"Türkiye, bölgesel ve küresel krizleri yönetme konusunda benzersiz bir ekosisteme sahip. Sahada doğrudan mücadele eden seyahat acentelerimizin ve paydaşlarımızın yıllar içinde kazandığı kriz yönetimi refleksleri, bu başarının en büyük mimarıdır. Seyahat acentelerimiz, pazar çeşitlendirmesinden alternatif ürünlere kadar Türk turizminin en dinamik motorudur."

Barselona ve Venedik Örneği: Nicelik Değil, Nitelik Zamanı

Turizmde sürdürülebilirliğin önemine vurgu yapan Bağlıkaya, aşırı turizmin yerel halkta yarattığı rahatsızlıklara değinerek şu uyarılarda bulundu:

"Barselona ve Venedik gibi dünya markası şehirlerde halkın turist akınına karşı gösterdiği tepkiler, sadece sayıya odaklanan modellerin geleceğinin olmadığını net şekilde gösteriyor. Elbette kitle turizmindeki gücümüzü koruyacağız ancak artık turizmi 12 aya yaymak ve kişi başı harcamayı artırmak zorundayız. Kültür, gastronomi, sağlık, spor ve kruvaziyer gibi yüksek gelir grubu hedefleyen alanlara odaklanarak zenginliğimizi yüksek katma değere dönüştürmeliyiz."

İstanbul’un Lojistik Gücü Kruvaziyerle Birleşecek

Özellikle yüksek harcama eğilimine sahip kruvaziyer turistlerinin Türkiye ekonomisi ve yerel esnaf için can suyu olduğunu belirten Bağlıkaya, havacılık altyapısının önemine de değindi:

"İstanbul Havalimanı, dünya genelinde en çok destinasyona doğrudan uçuş sunan merkezlerden biri. Bu devasa hava ulaşım ağını kruvaziyer limanlarımızla entegre ettiğimizde, Türkiye’yi küresel bir ana liman (homeport) merkezine dönüştürebiliriz. Bu entegrasyon, turistin ülkemizde daha çok konaklamasını ve yerel ekonomiye çok daha fazla katkı sunmasını sağlayacaktır."

Bağlıkaya, Türkiye’nin 100 milyar dolarlık turizm geliri hedefine ulaşması yolunda nitelikli iş gücünün korunmasının şart olduğunu ifade ederek; acentelerin de SGK prim destekleri ve pazarlama teşvikleri kapsamına alınması gerektiğinin altını çizdi.