Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iki ülke arasındaki mutabakatın bölgesel huzur ve küresel istikrar açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu ve insani ve ekonomik maliyetlerin sona ermesi bakımından memnuniyet verici olduğunu belirtti. Resmi sosyal medya hesabı üzerinden stratejik açıklamalarda bulunan Yılmaz, sorunların çözümünde diyalog kanallarının açık tutulmasının önemine dikkat çekti.
Yılmaz, varılan kararın hem insani hem de ekonomik kayıpların önüne geçilmesi adına büyük bir memnuniyetle karşılandığını ifade etti.
"Diplomasi ve Diyalog Kazandı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Washington ve Tahran yönetimlerinin uzlaşı noktasına gelmesinin, uluslararası ilişkilerde krizlerin silahla değil, müzakere masasında çözülebileceğini bir kez daha kanıtladığını vurguladı. Atılan bu adımın küresel piyasalara ve bölge güvenliğine olumlu yansımaları olacağını ifade eden Yılmaz, sürecin insani boyutuna da dikkat çekerek ekonomik maliyetlerin son bulmasının önemini aktardı.
Sabotaj ve Provokasyon Uyarısı
Gelişmenin kalıcı bir barışa dönüşmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, uluslararası kamuoyuna da net bir mesaj gönderdi. Diplomatik süreçte emeği geçen tüm aktörleri ve liderleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı, varılan kararların korunması gerektiğine işaret etti. Yılmaz, tarihi anlaşmanın yürürlüğe girme sürecinde yaşanabilecek olası provokasyonlara karşı uyardı ve sürecin baltalanmadan, kararlılıkla uygulanması temennisinde bulundu.
"Türkiye Barışın Teminatı Olmayı Sürdürecek"
Ankara'nın dış politika vizyonuna da değinen Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgesel krizlerdeki arabulucu ve yapıcı rolünü anımsattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çok boyutlu ve proaktif diplomasi trafiğine atıfta bulunan Yılmaz; Türkiye'nin istikrarın, küresel barışın ve karşılıklı iş birliklerinin güçlenmesi adına küresel ölçekte sorumluluk almaya devam edeceğini sözlerine ekledi.