Alihan Kuriş liderliğindeki yapılanmaya yönelik sürdürülen geniş çaplı adli süreçte yeni gelişmeler yaşanıyor. Soruşturmanın detaylarına ilişkin kamuoyunu bilgilendiren Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e tahsis edilen makam aracının kullanım biçimiyle ilgili dosyadaki bulguların, Şahin’in kamuoyuna yansıyan açıklamalarıyla uyuşmadığını ifade etti.
Araç Tahsisinde Çelişkili İfadeler ve Dosyadaki Gerçekler
İdris Naim Şahin’in "Aracı kiraladım, yalnızca İstanbul ziyaretlerimde kullanıyorum ve otoparkta duruyor" şeklindeki savunması, soruşturma makamlarının elde ettiği verilerle çelişti. Yapılan incelemelerde söz konusu aracın ticari bir oto kiralama firması üzerinden verilmediği, doğrudan şahsa özel biçimde tahsis edildiği saptandı.
Aracın uzun süredir Mehmet Özmen isimli şahıs tarafından aktif olarak kullanıldığı tespit edilirken, Şahin ile Özmen arasında eskiye dayanan bir tanışıklık olduğu da dosyaya girdi. Ayrıca firari şüphelilerin operasyon sürecinde dikkat çekmemek amacıyla bu araçları kullanarak kaçış planı yaptıkları, Muğla istikametine doğru hareket eden çakarlı araçların inceleme altına alındığı aktarıldı.
Finans Yapısına Ağır Darbe: 11 Şirket ve 4 Derneğe Kayyum
Soruşturmanın üçüncü dalgasında 54 şüpheli gözaltına alınırken, örgütün mali altyapısına yönelik kapsamlı adımlar atıldı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), yapılanmayla bağlantılı 11 şirkete kayyum olarak atanırken, 4 derneğin yönetimi de kayyuma devredildi.
Operasyonun herhangi bir inanç grubunu hedef almadığını vurgulayan yetkililer, sürecin tamamen suç örgütü yapılanması, para aklama, kamu kurumlarını dolandırma ve haksız kazanç elde etme iddiaları çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti. Örgüt üst yönetiminin, alt kademedeki bireylerin dini hassasiyetlerini sömürerek kendilerine lüks ve taşınmaz ağırlıklı bir yaşam alanı oluşturdukları kaydedildi.
Denizolgun’un Ölümünde 'Şüpheli' Emareler
Soruşturmanın bir diğer kritik ayağını ise 2016 yılında hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un vefatı oluşturuyor. Denizolgun’un ölümünün ardından yapının yönetiminde değişimler yaşandığına dikkat çekilirken, mezar açma işleminin ardından alınan numunelerin incelemesi sürüyor.
Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek nihai raporun soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyeceği belirtilirken, ilk bulguların şüpheli bir ölüme işaret ettiği vurgulandı.
HTS ve MASAK Raporları Dosyada
Soruşturma sürecinin yalnızca itirafçı ya da tanık beyanlarına dayanarak yürütüldüğü yönündeki eleştirilere de yanıt verildi. Dosyadaki tüm iddiaların HTS baz kayıtları ve MASAK’ın finansal analiz raporlarıyla çapraz kontrolden geçirildiği, somut deliller doğrultusunda genişletildiği bildirildi. Yeni tanık ifadeleri ve mağdur başvurularıyla birlikte adli sürecin derinleşerek devam edeceği aktarıldı.