Kuşadası'nda, insanlık tarihinin çeşitli dönemlerini yansıtan Kadıkalesi-Anaia Höyüğü, artık UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor. Bu önemli tescil, bölgenin kültürel mirasını ve turizm potansiyelini artıracak.
Kazı Çalışmaları 26 Yıldır Devam Ediyor
Kadıkalesi-Anaia Höyüğü'ndeki kazı çalışmaları, Doç. Dr. Suna Çağaptay tarafından yürütülüyor ve yaklaşık 26 yıldır kesintisiz olarak sürdürülüyor. Bu kazılarda, 12’nci yüzyıla tarihlenen Bizans dönemi'ne ait bir kilise ile 5’inci yüzyıla ait bir ayazma (kutsal su kaynağı) gibi önemli kalıntılar ortaya çıkarıldı. Ayrıca, tarih öncesi döneme kadar uzanan insan iskeletleri de bu alanda bulunmuş durumda.
UNESCO Başvurusu ve Gelecek Vizyonu
Kazı Başkanı Doç. Dr. Çağaptay, Kadıkalesi'nin UNESCO'ya sunulmasını sağlayan başvurunun onaylanmasının kendileri için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu ifade etti. Bu gelişmeyle birlikte, düzelmenin yurtdışından sponsor bulmayı kolaylaştıracağı öngörülüyor. Aynı zamanda, geçici listeye alınmanın çevrenin daha iyi korunmasını sağlayacağı da belirtiliyor.
Kuşadası Belediyesi'nin, bu bilimsel çalışmalara verdiği desteğin önemli olduğunu ifade eden Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, kültürel mirasa sahip çıkmanın ve tarihsel değerleri geleceğe taşımak için kararlılık göstereceklerini vurguladı.
Kültürel mirasın tanıtımına olan katkısıyla birlikte Kuşadası’nın marka değeri de artmış olacak; bu durum, turizm açısından önemli bir gelişme olarak öne çıkmaktadır.

KUŞADASI’NDA PREHİSTORİK DÖNEMDEN OSMANLI’YA KADAR UZANAN ZAMAN DİLİMİNDE, YERLEŞİM ALANI OLARAK KULLANILAN KADIKALESİ-ANAİA HÖYÜĞÜ ‘UNESCO DÜNYA MİRASI GEÇİCİ LİSTESİ'NE’ GİRDİ.