Türkiye’nin hafızasına kazınan Leyla Aydemir cinayetinde hukuk mücadelesi devam ediyor. Yargıtay’ın bozma kararının ardından Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülmeye başlanan davanın son duruşmasında, dosyaya giren yeni deliller ve tanık beyanları mercek altına alındı. Biri tutuklu 7 sanığın yargılandığı dosyada, amca Yusuf Aydemir’in savunması ve SEGBİS üzerinden katıldığı duruşmadaki tavrı dikkat çekti.
WhatsApp Kayıtları ve AFAD Çalışanının Şok Beyanı
Duruşmaya damga vuran detaylardan biri, dosyaya giren WhatsApp ses kayıtları oldu. Tanık olarak dinlenen AFAD çalışanı A.E., o dönem Ardahan’da görevli olduğunu ancak vicdanen ses kaydı aldığını belirtti. A.E., "Sohbet ederken gerçekler ortaya çıkar diye kayıt aldım, aileyi tanımıyorum" diyerek kendini savunsa da mahkeme başkanı bilirkişi tarafından çözümlenen kayıtları tek tek okudu.
Amca Yusuf Aydemir: "Suçsuzum, Telefonum Bozulmuştu"
Tutuklu sanık amca Yusuf Aydemir, hakkındaki ağır suçlamaları reddederek o güne dair savunmasını yineledi. Leyla’nın bulunduğu haberini alınca bölgeye koştuğunu belirten Aydemir, o dönemdeki iletişim kopukluğunu ise "Telefonum bozulmuştu, tamire vermiştim. Bu süreçte tuşlu telefon kullandım" sözleriyle açıkladı. Ancak mahkeme heyeti; kuvvetli suç şüphesi, delilleri karartma ve kaçma ihtimalini göz önünde bulundurarak amcanın tahliye talebini reddetti.
Gözler 11 Haziran’da: Anne Şükran Aydemir Dinlenecek
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanık amcanın tutukluluk halinin sürmesini ve kilit isimlerden biri olan anne Şükran Aydemir’in dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi yerinde bularak, annenin bir sonraki celsede hazır edilmesine karar verdi. Diğer 5 tutuksuz sanık hakkındaki adli kontrol tedbirleri de devam edecek.
Davanın Labirente Dönüşen Geçmişi
15 Haziran 2018’de kaybolan Leyla’nın ölümüyle ilgili süreç yılan hikayesine döndü:
2020: Amca Yusuf Aydemir’e ağırlaştırılmış müebbet verildi.
2021: Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozdu, amca tahliye edildi.
Son Perde: Yargıtay’ın beraat kararlarını hukuka aykırı bulup bozmasıyla dosya yeniden açıldı.
Şimdi tüm Türkiye, 11 Haziran’da yapılacak duruşmadan çıkacak karara kilitlenmiş durumda.