Yeni Birlik Gazetesi Gündem Mark Rutte duyurdu! Yeni NATO zirvesi nerede yapılacak?

Mark Rutte duyurdu! Yeni NATO zirvesi nerede yapılacak?

Ankara'daki tarihi NATO Zirvesi'nde konuşan Genel Sekreter Mark Rutte, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğine övgüde bulunarak sonraki zirvenin Arnavutluk'ta düzenleneceğini duyurdu.

Türkiye’nin ev sahipliğinde başkent Ankara'da gerçekleştirilen tarihi NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, küresel savunma politikalarında çok kritik diplomatik hamlelere sahne oluyor. 

Ankara'daki zirvenin açılış bölümlerinde müttefik ülke temsilcilerine hitap eden NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefik devletlerin ve savunma bürokrasisinin ortak gündemini belirleyen geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Türkiye'nin diplomatik ağırlığına ve organizasyonel başarısına parantez açan Genel Sekreter Mark Rutte, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da, bir yıl önce Lahey'de verilen taahhütler artık en somut şekilde hayata geçiriliyor" ifadelerini kullandı. Mark Rutte, küresel kamuoyunun ve savunma analistlerinin merakla beklediği stratejik duyuruyu da bu platformdan paylaşarak, bir sonraki NATO Liderler Zirvesi'nin resmi ev sahibinin Arnavutluk olacağını ilan etti.

Zirve kapsamında transatlantik ittifak mimarisinin geleceğine ve yük paylaşımı dengelerine değinen Genel Sekreter Rutte, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Avrupa arasındaki ekonomik ve askeri sorumluluk ilişkilerini değerlendirdi. Avrupa'yı "çok büyük bir aile" olarak nitelendiren Rutte, ittifak içi istişarelerde zaman zaman karşıt görüşlerin ortaya çıkabileceğini, hatta fikir çatışmalarının yaşanabileceğini ancak bu durumun ortak stratejik vizyonu zayıflatmak yerine aileyi daha güçlü ve birleşik kıldığını savundu.

Küresel savunma bütçelerinde harcama dengesi yakalanıyor

ABD Başkanı Donald Trump ile olan diplomatik diyaloglarına da değinen Mark Rutte, Trump'ın ittifaka yönelik eleştirilerini ve görüşlerini her zaman açıkça ifade eden bir lider olduğunu belirtti. Trump'ın, Avrupa ülkelerinin küresel savunma bütçelerine yaptığı finansal katkıları artırması gerektiği yönündeki çağrısının önemine dikkat çeken Genel Sekreter, dünyanın en zengin bölgelerinden biri olan Avrupa kıtasında Almanya, Hollanda, İtalya ve Fransa gibi devasa ekonomilerin yer aldığını hatırlattı. Rutte, Avrupa ülkelerinin ABD ile birlikte transatlantik savunma yükünü adil bir şekilde göğüslemek durumunda olduğunu vurguladı. Pastisteki askeri dengelere de atıfta bulunan Rutte, geçmişte Başkan Dwight D. Eisenhower'ın da Avrupa ile ABD arasındaki askeri harcama dengesini yakalamak adına benzer tarihi adımlar attığını, bu hamlenin Avrupa'yı ABD için çok daha güçlü ve güvenilir bir stratejik ortak haline getirdiğini belirtti.

NATO'nun yayımladığı resmi harcama projeksiyonları ve savunma endüstrisi bütçe verilerine göre, ittifak üyesi 32 ülkenin 2026 yılındaki toplam askeri harcamalarının bir önceki yıla kıyasla yaklaşık %11 artış göstererek 1,8 trillion dolar barajını aşması öngörülüyor. Bu devasa bütçe içerisinde Avrupa ülkeleri ve Kanada'nın payının, 2025 yılındaki 571 milyar dolar seviyesinden 634 milyar dolara yükselerek tarihi bir rekora ulaşması bekleniyor. Lahey deklarasyonunda alınan ve Ankara'da uygulamaya konulan stratejik kararların, üye ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) %5'ini savunma ve genişletilmiş güvenlik yatırımlarına ayırma hedefini doğrudan desteklediği kaydediliyor.

Rusya ve Ukrayna cephesindeki askeri kayıplar tırmanıyor

Gündemdeki bölgesel kriz merkezlerine ve Orta Doğu'daki gerilim hatlarına da değinen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD'nin İran'a yönelik yürüttüğü askeri operasyonların tamamen NATO topraklarının dışında ve ittifakın kolektif savunma sınırlarının ötesinde gerçekleştiğini açıkladı. Küresel ticaret yollarının güvenliği açısından Hürmüz Boğazı'nın uluslararası seyrüsefere açık tutulması gerektiğini ifade eden Rutte, İran'ın kesinlikle nükleer silaha sahip olmaması gerektiği yönündeki kararlılıklarını yineledi. 

Karadeniz güvenliği, Grönland'ın konumu ve kutup denizlerine erişim konularında Rusya ve Çin'in hamlelerine karşı müttefiklerle ortak bir vizyona sahip olduklarını belirten Rutte, bu jeopolitik meydan okumalara karşı Davos ve diğer küresel platformlarda yürütülen çalışmaların kesintisiz süreceğini aktardı.

Konuşmasının son bölümünde Ukrayna'da devam eden savaşa ve Rusya'nın askeri kayıplarına sert eleştiriler yönelten Mark Rutte, Moskova yönetiminin uyguladığı iç politikayı tarihi benzetmelerle eleştirdi. Rusya'da 17. yüzyılda ekmek kuyruklarının yaşandığını, 20. yüzyılda ve günümüzde ise artık yakıt ve benzin kuyruklarının oluştuğunu iddia eden Genel Sekreter, Rusya devlet başkanının kendi siyasi hedefleri uğruna her ay 35 bin Rus gencini cephede feda edebildiğini öne sürdü. 

Ukrayna'da herhangi bir kışkırtma olmaksızın başlatılan bu haksız savaşa katılacak Rus askerlerinin kararlarını bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini belirten Rutte, "Çünkü cepheye giden ve hayatını kaybedecek bir sonraki 30 ya da 35 bin kişiden biri kendileri olabilir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.