Yeni Birlik Gazetesi Gündem Mark Rutte NATO Ankara Zirvesi ittifak için temel dönüşümdür dedi

Mark Rutte NATO Ankara Zirvesi ittifak için temel dönüşümdür dedi

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi'nin tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Avrupa'nın savunma harcamalarını ve askeri üretim kapasitesini artırması gerektiğini vurguladı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen tarihi Ankara Zirvesi'nin Kuzey Atlantik İttifakı'nın geleceği açısından taşıdığı stratejik öneme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 Politico dergisine geniş kapsamlı bir röportaj veren Genel Sekreteri Rutte, zirvenin köklü bir transformasyon dönemi başlattığını ancak kamuoyunda bu dönüştürücü niteliğin henüz tam olarak kavranamadığını dile getirdi. Ankara'da müttefik liderler arasında yürütülen diplomatik temasların önemine değinen Rutte, "Bugün ve yarın yaşanacaklar gerçekten temel bir dönüşümü ifade ediyor" şeklinde konuştu.

İttifak bünyesinde görev yapan 32 üye ülkenin de ortak savunma ideallerine sadık kalması gerektiğinin bilincinde olduğunu hatırlatan Genel Sekreter, kolektif güvenlik ilkelerinin tüm müttefikleri güvende tutan ana unsur olduğunu savundu. 

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) ittifak bağlarına olan bağlılığından en ufak bir kuşku duymadığını aktaran Rutte, Washington'ın İkinci Dünya Savaşı sonrasında attığı stratejik adımları koruduğunu ve geçmiş yüzyılda yapılan Avrupa kıtasından tamamen çekilme hatasını tekrarlamak istemediğini ifade etti. Genel Sekreter, NATO'nun aynı zamanda doğrudan ABD'nin ulusal çıkarlarına ve kendi iç güvenliğine hizmet eden vazgeçilmez bir yapı olduğunun altını çizdi.

Eski askeri yapı sürdürülebilirliğini kaybetti

Zirvenin askeri ve lojistik harcamalar açısından dönüştürücü kararlara sahne olduğunu belirten Mark Rutte, üye ülkelerin savunma bütçelerini neden yukarı yönlü revize etmesi gerektiği tartışmalarına da değindi. İttifakın geçmiş yıllardaki hantal işleyiş modelinin küresel tehditler karşısında artık sürdürülebilir olmadığını savunan Rutte, "Ben, 3 ya da 4 yıl önceki NATO'nun olduğu haliyle gelecekte sürdürülebilir olmayacağına güçlü şekilde inanıyorum" açıklamasını yaptı.

Eski dönemlerde ittifakın savunma yükü konusunda ABD'ye aşırı bağımlı bir tablo sergilediğine işaret eden Genel Sekreter, Avrupalı müttefiklerin yeterli düzeyde harcama ve askeri üretim yapmadığını; ancak günümüz savunma konjonktüründe bu pasif dinamiklerin tamamen değişmeye başladığını kaydetti.

 Brüksel ve üye ülke başkentlerinden elde edilen resmi askeri planlama raporlarına göre, ittifakın operasyonel sürdürülebilirliği korumak adına tüm üye ülkeler için gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) en az yüzde 2'sini savunma sanayisine ve yerli üretime harcaması kuralı artık bir tavsiye olmaktan çıkarılıp zorunlu bir eşik haline getirilmiş durumda.

Donald Trump bazı hayal kırıklıklarında haklıydı

Uluslararası jeopolitik başlıklara ve İran konusuna da değinen Rutte, İran’ın doğrudan NATO’nun resmi sorumluluk ve coğrafi müdahale alanı dışında kaldığını anımsattı. Bu bölgedeki askeri adımların ancak ABD ile ortak hareket eden müttefiklerin bireysel ve bölgesel girişimleri üzerinden yürütülebileceğini aktaran Rutte, "NATO'nun faydalı olabileceği ve katkı sunabileceği alanlarda ise biz de yer alacağız" dedi. 

ABD Başkanı Donald Trump'ın geçmişte ittifaka yönelik dile getirdiği bazı finansal eleştirileri ve hayal kırıklıklarını da normal karşıladığını söyleyen Genel Sekreter, Avrupalıların ikili askeri üs anlaşmaları kapsamında NATO'ya devasa lojistik katkılar sunduğunu ve bu sayede Avrupa kıtasındaki üslerden bugüne kadar 5 bine yakın operasyonel sorti gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Son olarak ABD Başkanı Donald Trump'ın geçmiş dönemde gündeme getirdiği ve tartışma yaratan "Grönland tehdidi" konusuna da parantez açan Rutte, Trump'ın bu çıkışında jeopolitik açıdan haklılık payı olduğunu itiraf etti. 

Arktik bölgesinde Rusya'nın ve özellikle küresel bir güç olarak nüfuzunu her geçen gün artıran Çin Halk Cumhuriyeti'nin bölgeye yönelik stratejik hamleler yaptığını teyit eden Rutte, ittifak bünyesinde buzkıran gemisi kapasitesi konusunda ciddi eksiklikler yaşandığını ve Davos Zirvesi'nde mutabık kalınan stratejik kararlar doğrultusunda bu eksikliklerin ortak projelerle giderilmesi için uygulamaya geçildiğini beyan etti.