İstanbul ve çevresi için beklenen büyük Marmara depremi yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Yer bilimci Prof. Dr. Süleyman Pampal, Marmara Denizi’nde uzun süredir sessizliğini koruyan fay segmentlerinin artık kritik bir eşiğe ulaştığını belirterek, riskin hem İstanbul hem de Güney Marmara için yüksek olduğunu söyledi.
Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Pampal, Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen “Deprem Gerçeğiyle Yaşamak” panelinde yaptığı değerlendirmelerde, özellikle İstanbul’un güneyinden geçen Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki kırılmamış bölümlere dikkat çekti.
Büyükçekmece–Eminönü Segmenti İçin Net Uyarı
Prof. Dr. Süleyman Pampal’a göre, İstanbul’un Avrupa Yakası açıklarında, Büyükçekmece ile Eminönü arasında uzanan yaklaşık 30–35 kilometrelik fay parçası 1766 yılından bu yana kırılmadı. Bu segmentin yüzyıllardır enerji biriktirdiğini vurgulayan Pampal, söz konusu hattın 7 büyüklüğüne varan bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Marmara Denizi altındaki bu bölümün, bölgedeki deprem döngüsünün en kritik parçalarından biri olduğu belirtildi.
6.2’lik Deprem Sonrası Süreç Tamamlanmadı
23 Nisan 2025’te İstanbul’da hissedilen 6.2 büyüklüğündeki depreme de değinen Pampal, bu sarsıntının tek başına süreci tamamlamadığını dile getirdi. Pampal’a göre bu tür orta büyüklükteki depremler, ana fay üzerindeki gerilimi tamamen boşaltmıyor. Aksine, fayın büyük bir kırılmaya doğru ilerlediğini gösteren işaretler taşıyor. Bu nedenle Marmara’da 6.5 ila 7 büyüklüğü aralığında bir depremin olasılık dahilinde olduğu vurgulandı.
Güney Kol Sessizliği Daha Büyük Bir Risk Taşıyor
Tehlikenin yalnızca İstanbul’la sınırlı olmadığını söyleyen Pampal, Kuzey Anadolu Fayı’nın güney koluna da dikkat çekti. İznik, Gemlik ve Pamukova hattının en son 1065 yılında kırıldığını hatırlatan Pampal, yaklaşık 961 yıldır sessiz kalan bu segmentin 7 ila 7.5 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Böyle bir senaryonun Bursa, İznik ve Orhangazi başta olmak üzere geniş bir alanı doğrudan etkileyebileceği belirtildi.
“Tekrarlanma Süresi Doldu” Vurgusu
Bilimsel verilere göre büyük depremlerin belirli periyotlarla tekrarlandığını söyleyen Prof. Dr. Süleyman Pampal, Marmara Bölgesi için bu sürenin dolduğunu savundu. Deniz altındaki fayların birebir gözlemlenememesine rağmen, tarihsel kayıtlar ve jeolojik verilerin birikmiş stresin kritik seviyeye ulaştığını gösterdiğini belirtti.
Çözüm Korku Değil, Risk Azaltma
Panelde yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm konusuna da değinen Pampal, Marmara depremlerinin kaçınılmaz bir doğa gerçeği olduğunu söyledi. Asıl önemli olanın paniğe kapılmak değil, yapı stokunu güçlendirerek olası kayıpları en aza indirmek olduğunu vurguladı. Yerel yönetimler ve vatandaşlara, bilimsel verilere dayalı önlemler alma çağrısı yaptı.