Gölcük Tersanesi Komutanlığı ev sahipliğinde düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan organizasyonu, Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcı gücünü ve milli savunma sanayisinin ulaştığı noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor. Etkinliğin en çok dikkat çeken unsurları arasında yer alan TCG Sancaktar amfibi tank çıkarma gemisi, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. 2018 yılında Türk donanmasına katılan 139 metre uzunluğundaki yerli dev, modern altyapısı ve stratejik imkanlarıyla Mavi Vatan’daki bağımsızlığın simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Askeri Gücün Ötesinde: Afet Zamanlarının Yüzen Hastanesi

TCG Sancaktar, sadece amfibi çıkarma ve mayın döküşü gibi temel askeri fonksiyonlarıyla değil, kriz anlarında üstlendiği hayati rollerle de dikkat çekiyor. Geminin teknik kabiliyetleri ve görev çeşitliliği öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor:
Dünya Çapında Boyut: Kendi sınıfında (LST) dünyanın en büyük tank çıkarma gemisi konumunda.
Yüksek Taşıma Kapasitesi: 20 ana muharebe tankı veya yerli üretim 27 Zırhlı Amfibi Hücum Aracı (ZAHA) taşıma kapasitesine sahip.
Güvenli Intikal: ZAHA’lar sayesinde deniz piyadelerini 100 kilometreyi aşan mesafeden güvenli şekilde kıyıya ulaştırabiliyor.
Sağlık Üssü Konsepti: Afet durumlarında 3 gün içerisinde tam donanımlı bir Rol-2 hastanesine dönüşerek ameliyat ve yatış hizmeti sunabiliyor.
Lojistik Destek: Bir tabur büyüklüğündeki askeri birliğin 1 yıllık malzeme ihtiyacını tek seferde taşıma imkanı sağlıyor.
Deprem dönemlerinde Hatay ve çevresinde bölge halkına kritik sağlık desteği sunan gemi, aynı zamanda Lübnan ve Libya gibi bölge ülkelerinden gerçekleştirilen insani tahliye operasyonlarını da başarıyla tamamladı.

Çocukların Hayalleri 20 Yıl Boyunca Gemide Saklanacak
Etkinlik kapsamında TCG Sancaktar’da anlamlı bir sosyal sorumluluk çalışması da yürütülüyor. Gemiyi ziyaret eden çocuklar, "Geleceğe mesajınız çocuklar" temalı kürsüde özel bir deftere yarınlara dair dileklerini ve hedeflerini yazıyor. Gemi personeli, geleceğin denizcilerine ve yöneticilerine ilham vermeyi amaçlayan bu mesajları 20 yıl boyunca özenle muhafaza edecek.

Geminin daimi sahipleri değil geçici emanetçileri olduklarını belirten askerler, bu çalışmayla deniz sevgisini yeni nesillere aşılamayı ve çocukların yıllar sonra kendi hayallerinin ne kadarını gerçekleştirdiğini görmelerine aracı olmayı hedefliyor.