"NATO Parlamenter Zirvesi"nde uluslararası kamuoyuna seslenen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, küresel barışın şifrelerini paylaştı. Dünyanın içinden geçtiği sancılı dönemeçte NATO’nun hala en önemli güvenlik şemsiyesi olduğunu belirten Kurtulmuş, ancak sadece askeri enstrümanlar ve silah gücüyle Avrupa kıtasındaki ve dünyadaki kronikleşen krizlerin çözülemeyeceğini açıkça ifade etti.
Türkiye'nin uluslararası hukuku çiğneyen, saldırgan ve zalim politikalara karşı en net tavrı göstermekten çekinmeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, eş zamanlı olarak diplomasi masasının ve müzakere yeteneğinin de her zaman korunması gerektiğinin altını çizdi.
"Dolmabahçe’deki Barış Süreci Provokasyonlarla Baltalandı"
Konuşmasında Rusya ile Ukrayna arasında uzun süredir devam eden savaşa geniş yer ayıran TBMM Başkanı, Türkiye’nin bu krizdeki benzersiz konumunu hatırlattı. Ankara'nın Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan kayıtsız şartsız desteğinin sürdüğünü belirten Kurtulmuş, krizin başından bu yana her iki tarafla da doğrudan temas kurabilen ender aktörlerden biri olduklarına dikkat çekti.
Geçmişte barışın kıyısından dönüldüğünü ifade eden Kurtulmuş, "Zirvenin yapıldığı bu alanın hemen yakınındaki Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde Rus ve Ukraynalı heyetler bir araya gelmiş, nihai bir anlaşmanın taslak metni imza aşamasına kadar getirilmişti. Ne var ki dönemin konjonktüründe bazı küresel aktörlerin barışı istememesi sebebiyle bu süreç sabote edildi" dedi. Kurtulmuş, buna rağmen Karadeniz Tahıl Koridoru ve esir takasları gibi hayati başarıların diplomasi sayesinde elde edildiğini, bu durumun müzakerelerin gücünü kanıtladığını sözlerine ekledi.

Tahran-Washington Hattında "Adil Barış" Temennisi
Küresel diplomasideki yeni gelişmelere de değinen Numan Kurtulmuş, son dönemde ABD ile İran arasında İsviçre merkezli yürütülen gerilimi azaltma adımlarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bölgesel istikrar için bu görüşmelerin sadece bir ateşkesle sınırlı kalmaması, adil ve kalıcı bir barışla taçlandırılması gerektiğini savundu. Kurtulmuş, başta NATO müttefikleri olmak üzere tüm dünya devletlerini, bu hassas süreci sabote edebilecek olası provokasyonlara karşı uyanık olmaya ve barış eksenini desteklemeye davet etti.
"Gazze’de İnsanlığın Gelecek Umutları Bombalanıyor"
Kurtulmuş konşmasında, İsrail'in Filistin topraklarındaki hukuk tanımaz eylemlerinin artık uluslararası normlara göre "soykırım" boyutuna ulaştığını ifade etti. Gazze’deki durumun yalnızca sivil kayıplar veya fiziki bir yıkımdan ibaret olmadığını dile getiren TBMM Başkanı, yaşananların insanlığın ortak geleceğine indirilmiş bir darbe olduğunu vurguladı.
Tarihsel bir perspektif sunan Kurtulmuş, "Orta Doğu’da huzur tesis edilmeden küresel bir barıştan bahsetmek imkansızdır. Bu coğrafyanın anahtarı ise Filistinlilerin özgürlüğüdür. Başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi artık bir zorunluluktur" diyerek NATO üyelerinden bu konuda somut adımlar beklediklerini dile getirdi.
Savunma Sanayiinde "Yüzde 2" Kararlılığı ve Türkiye’nin Gücü
Küresel risklere karşı ulusal savunma kapasitelerinin artırılmasının stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bu alandaki hamlelerine dikkat çekti. Türkiye’nin son yıllarda yüksek teknoloji odaklı savunma sanayii hamleleriyle küresel bir üretici konumuna yükseldiğini ifade eden TBMM Başkanı, elde edilen bu yerli ve milli kapasitenin ittifak ortaklarıyla paylaşılmasına açık olduklarını söyledi. Kurtulmuş, Lahey’de mutabakata varılan "GSYİH’nin en az yüzde 2’sinin savunma harcamalarına ayrılması" kuralına tüm NATO üyelerinin sadık kalması yönündeki kararlılığı da salonda bulunan delegelere bir kez daha hatırlattı.