Engelli bireylerin ekonomik bağımsızlığını kazanmalarının sosyal hayatın bir parçası olmalarındaki kritik rolüne değinen Bakan Göktaş, kamu ve özel sektördeki kota uygulamalarının bu süreçteki önemini belirtti. EKPSS (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı) uygulamasının bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Göktaş, istihdamın sadece kamu personeli alımıyla sınırlı kalmadığını; korumalı iş yerleri ve girişimcilik destekleriyle engelli bireylerin iş gücü piyasasında daha güçlü bir konuma getirildiğini açıkladı. Göktaş, engelli bireylere yönelik politikaların eğitimden sağlığa, dijitalleşmeden şehir planlamasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan temel bir kalkınma alanı olduğunu söyledi.
Sosyal Yardım ve Evde Bakım Destekleri
Bakanlık tarafından yürütülen bakım hizmetleri çerçevesinde, engelli vatandaşların aile ortamından kopmadan desteklenmesi hedefleniyor. Bu kapsamda 2006 yılından beri uygulanan "Evde Bakım Yardımı" programından halihazırda yaklaşık 518 bin vatandaşın faydalandığı bildirildi. Bakan Göktaş, bakım veren kişilere yönelik aylık ödeme miktarının 13 bin 878 liraya ulaştığını belirterek, bu desteğin ekonomik boyutunun yanı sıra sosyal bir karşılığının da olduğunu ifade etti.
Erken Müdahale ve Dijitalleşme Adımları
Eğitimin, özel gereksinimli çocuklar için geleceğe hazırlanma noktasında temel bir unsur olduğunu kaydeden Göktaş, 4 ilde başlatılan "Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Programı" ile 0-8 yaş arası çocukların gelişimlerinin takip edildiğini duyurdu. Ayrıca, Türkiye’nin ilk ulusal otizm web portalı olan "otizm.gov.tr" adresinin hizmete açıldığı, bu platform aracılığıyla ailelerin ve uzmanların güvenilir bilgiye tek merkezden ulaşabildiği aktarıldı. Bakanlık, dijitalleşen dünyada erişilebilirliğin kapsamını genişleterek, her vatandaşın eşit haklarla yaşaması için mevzuat ve hizmet kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Erişilebilirlik ve Yerel Yönetimlerin Rolü
Panelde konuşan TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ise engellilik meselesinin tüm Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Erişilebilirliği "siyahla beyaz arasındaki fark" kadar belirgin şekilde güçlendirdiklerini belirten Kasapoğlu, bireylerin evinden çıktığı andan itibaren eğitim, kültür, spor ve sosyal tesislere hiçbir engelle karşılaşmadan ulaşabilmesi gerektiğini vurguladı. Komisyonun 3 Temmuz itibarıyla çalışmalarına başladığını ve farklı illerde vatandaşların taleplerini dinlediklerini ifade eden Kasapoğlu, yerel yönetimlerin erişilebilirlik standartlarına daha güçlü bir uyum sağlaması gerektiğini belirtti.