Yeni Birlik Gazetesi Gündem Mekke'de gizemli imza: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dünyayı sarsacak ittifakı kurdu

Mekke'de gizemli imza: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dünyayı sarsacak ittifakı kurdu

Küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, savunma ve strateji alanında kritik bir ittifaka imza atarak bölgesel kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak tarihi bir adım attı.

Dünya siyasetinin Rusya-Ukrayna savaşı, Asya-Pasifik’te tırmanan gerilimler ve Doğu Akdeniz ile Orta Doğu'daki çatışma alanlarıyla sarsıldığı bir dönemde, kritik bir hamle geldi. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan savunma iş birliği anlaşması, sadece askeri bir pakt olmanın ötesine geçerek geniş bir coğrafyada dengeleri değiştirebilecek stratejik bir dönüm noktası niteliği taşıyor.

Avrupa’nın güvenlik mimarisinin zayıfladığı ve bölgesel aktörlerin kendi öz gücüne dayalı ittifaklar aradığı bu süreçte, üç ülkenin güç birliği yapması küresel ölçekte dikkat çekici bir yanıt olarak değerlendiriliyor.

Üç sacayağı: Teknoloji, finansal güç ve nükleer caydırıcılık

Kurulan bu yeni yapının en dikkat çekici yönü, ittifak üyesi ülkelerin birbirini tamamlayan özgün kabiliyetleri olarak öne çıkıyor:

Türkiye (Savunma Sanayii ve Doktrin): Yerli savunma sanayisinde ulaştığı teknolojik olgunluk, yeni nesil harp sahası doktrinleri ve saha tecrübesiyle ittifakın teknolojik ile operasyonel omurgasını oluşturuyor.

Suudi Arabistan (Finansal Derinlik): Sahip olduğu geniş mali imkanlar ve stratejik finansal kapasite sayesinde, savunma projelerinin hayata geçirilmesinde ve sanayi yatırımlarının ivme kazanmasında katalizör rolü üstleniyor.

Pakistan (Nükleer Güç ve Demografi): İslam dünyasının tek nükleer gücü olmasının yanı sıra 250 milyonluk nüfusu ve güçlü hava kuvvetleri altyapısıyla ittifakın caydırıcılık boyutunu üst seviyeye taşıyor.

Uzmanlar, bu üçlü yapının birleşmesiyle ortaya çıkan sinerjinin, bölgesel krizlerde hızla karar alıp uygulayabilen bir güç odağı üreteceğini belirtiyor.

İttifak genişleyebilir: Mısır ve Katar listede mi?

Doğu Akdeniz’den Körfez’e, Güney Asya’dan Kızıldeniz’e uzanan geniş bir etki alanına sahip olan Mekke Anlaşması’nın ilerleyen dönemde yeni katılımlarla büyümesi bekleniyor. Özellikle İran’ın bölgedeki faaliyetleri, Yemen krizinin yarattığı güvenlik riskleri ve İsrail’in bölgesel istikrarsızlığı körükleyen adımları dikkate alındığında; Mısır ve Katar gibi bölge ülkelerinin de bu güvenlik şemsiyesine dahil olabileceği öngörülüyor.

Anlaşmanın, Yemen başta olmak üzere sıcak çatışma bölgelerinde somut güvenlik adımlarının atılmasına zemin hazırlayacağı değerlendiriliyor.

Washington desteği ve Tel Aviv’in stratejik sıkışması

Mekke Anlaşması’nın küresel aktörler nezdindeki yansımaları da dikkatle takip ediliyor. Ankara ve Riyad ile stratejik ilişkilerini sürdüren ABD yönetiminin, İran’ı dengeleyici bir unsur olarak gördüğü bu yapıyı olumlu karşılaması muhtemel görünüyor. Washington'ın Doğu Asya'ya odaklanmak istediği bir dönemde bölgesel aktörlerin güvenlik sorumluluğu alması ABD stratejisiyle örtüşüyor.

Buna karşın İsrail cephesinde durum farklı bir boyut taşıyor. Karşısında blok halinde hareket edebilecek güçlü bir ittifak gören Tel Aviv’in, bu gelişmeyi iç siyasette güvenlik gerekçesi olarak kullanabileceği; ancak İsrail muhalefetinin de bölge ülkeleriyle uzlaşı arayışını savunmaya başlayabileceği ifade ediliyor.

Mekke Anlaşması, askeri boyutunun yanı sıra ekonomik kalkınma, diplomatik diyalog ve bölgesel istikrarın tesisi açısından da uzun vadeli sonuçlar doğurmaya aday bir proje olarak konumlanıyor.