Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) MOSSAD’a yönelik son operasyonu, güvenlik gündeminin ilk sırasına yerleşti. İstanbul merkezli soruşturma kapsamında İsrail Dış İstihbarat Servisi MOSSAD adına faaliyet yürüttüğü belirlenen 2 casus yakalandı ve isimleri kamuoyuna açıklandı. Operasyonun detayları, “MOSSAD’a bilgi nasıl aktarıldı?”, “Casuslar kimlerle temas kurdu?” sorularını da beraberinde getirdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, MİT ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü’nün ortak çalışmasıyla Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı. Soruşturma dosyası, uzun soluklu ve planlı bir istihbarat faaliyetini gözler önüne serdi.
MİT MOSSAD’a yönelik operasyonu nasıl gerçekleştirdi?
MİT’in yürüttüğü teknik ve fiziki takip sonucunda, şüphelilerin İsrail istihbaratıyla düzenli temas halinde olduğu belirlendi. Elde edilen deliller, yalnızca bireysel bilgi paylaşımını değil, organize bir casusluk faaliyetini ortaya koydu. Bunun üzerine savcılık talimatıyla İstanbul’da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Yetkililer, operasyonun MOSSAD’ın Türkiye’de kurmaya çalıştığı istihbarat ağını deşifre etmesi açısından kritik olduğunu vurguladı.
Yakalanan 2 casus kim, isimleri neden önemli?
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu oldu. Mehmet Budak Derya, maden mühendisi kimliğiyle bilinen ve uzun yıllardır ticaret yapan bir isim. Veysel Kerimoğlu ise Filistin asıllı Türk vatandaşı olarak dosyada yer aldı.
Bu iki ismin seçilmesi, MOSSAD’ın ticari faaliyetleri ve sosyal ilişkileri istihbarat için nasıl kullandığını açık şekilde ortaya koydu.
Mermer ticareti MOSSAD ile bağlantıya nasıl dönüştü?
Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kurduğu şirketle Mersin Silifke’de mermer ocağı açtı ve yurt dışına ihracata başladı. Uluslararası ticaret ağı genişledikçe İsrail istihbaratının dikkatini çekti. 2012 yılında, İsrail tarafından kurulan paravan bir şirket aracılığıyla Derya ile temas kuruldu.
2013 yılında yurt dışında yapılan görüşmelerde, mermer ticareti bahanesiyle MOSSAD mensuplarıyla doğrudan temas sağlandı. Bu temaslar, zamanla istihbarat faaliyetine dönüştü.
Veysel Kerimoğlu neden özellikle seçildi?
MOSSAD’ın planında Veysel Kerimoğlu’nun ayrı bir yeri olduğu belirlendi. Kod adı “Luis” olan bir İsrail istihbaratçısı, Kerimoğlu’nun Derya’nın yanında çalıştırılmasını istedi. Kerimoğlu’nun Orta Doğu’daki sosyal çevresi ve Filistinli gruplarla olan bağlantıları, MOSSAD açısından önemli görüldü.
Soruşturma dosyasında, Kerimoğlu’nun maaşının dahi dolaylı şekilde İsrail istihbaratı tarafından karşılandığı bilgisi yer aldı.
Bilgiler MOSSAD’a nasıl aktarıldı, kimler hedef alındı?
Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu, Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırırken, aynı zamanda sosyal ilişkiler kurdu. Özellikle İsrail’in bölge politikalarına muhalif Filistinlilerle temas sağlandı.
Bu çevreler hakkında toplanan bilgiler, düzenli raporlar halinde MOSSAD’a aktarıldı. MİT’in tespitlerine göre paylaşılan bilgiler, kişisel verilerden siyasi eğilimlere kadar geniş bir alanı kapsadı.
MİT bu faaliyetleri ne kadar süredir izliyordu?
Güvenlik kaynakları, sürecin kısa süreli bir takip olmadığını vurguluyor. Şüphelilerin yıllara yayılan temasları, MİT tarafından adım adım izlendi. Toplanan deliller olgunlaştıktan sonra operasyon için düğmeye basıldı.
Bu yönüyle operasyon, Türkiye’nin karşı istihbarat alanındaki etkinliğini ortaya koyan örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
MİT’ten MOSSAD’a ağır darbe neden kritik görülüyor?
Yakalanan 2 casus ve deşifre edilen ağ, MOSSAD’ın Türkiye ve bölgeye yönelik planlarının önemli ölçüde sekteye uğratıldığı şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar, bu operasyonun yalnızca mevcut ağı değil, benzer girişimleri de caydırıcı nitelik taşıdığını belirtiyor.
Soruşturma sürerken, Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu’nun yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının da mercek altına alındığı öğrenildi. MİT’in elde ettiği yeni bilgilerin, önümüzdeki süreçte kamuoyuyla paylaşılabileceği ifade ediliyor.