Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numuneler üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonuçlandı. MSB, uçağın düşüş nedenine ilişkin en çok merak edilen "dış müdahale" şüphesini şu verilerle aydınlattı:
Enkaz numunelerinde içeriden veya dışarıdan herhangi bir patlayıcı madde artığına rastlanmadı.
Yangın başlatıcı petrol türevi veya yangın hızlandırıcı bir madde tespit edilmedi.
Element analizi sonucunda şüpheli bir kimyasal bulguya ulaşılmadı.
KARA KUTUDA "ANİ GELİŞEN" SIR
Uçuş Veri Kayıt Cihazı (FDR) üzerindeki incelemeler, kazanın saniyeler içinde gerçekleştiğini ortaya koydu:
Kaza anına kadar uçuş ekibinin konuşmaları ve uçağın tüm sistemleri tamamen normal seyrediyordu.
Uçağın kuyruk konisi bölgesinin gövdeden ayrılmasıyla birlikte, kayıt cihazına giden güç ve veri kablolarının koptuğu belirlendi.
Kayıtların bu noktada aniden kesilmesi nedeniyle, cihazda kazanın tam oluş anını aydınlatacak ilave veriler bulunamadı.
TEKNİK İNCELEME: MOTORLAR SORUNSUZ
Hava Kuvvetleri Komutanlığı koordinesinde yürütülen kaza kırım incelemelerinde uçağın mekanik durumu da mercek altına alındı:
Motorlar ve Pervaneler: İncelemeler sonucunda her iki motorun ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz çalıştığı teyit edildi. Pervane kopmasından kaynaklı bir gövde hasarı saptanmadı.
Metalurjik Analiz: Malzemelerdeki kırık-kesit analizleri devam etmekle birlikte, ilk bulgular kırılmaların "metal yorgunluğu" kaynaklı başlamadığını, ancak çekme testlerinde malzemelerin "gevrek yorgunluk" davranışı sergilediğini gösterdi.
CO2 Tüpü Detayı: Uçağın kanat kısmında bulunan ve yanıcı olmayan bir CO2 tüpünün yuvasından çıkarak kuyruk-gövde kısmına darbe vurmuş olabileceği, bunun da yapısal hasara yol açarak uçağın düşmesini tetiklemiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.