Büyük Birlik Partisinin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin 2009 yılında Kahramanmaraş'ta düşen helikopterde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik bir usul gelişmesi yaşandı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, uzun süredir kentte yürütülen soruşturma dosyası hakkında "yetkisizlik" kararı verdi. Alınan bu kararın ardından, olayla ilgili bugüne kadar toplanan tüm belge, rapor ve delillerin yer aldığı kapsamlı soruşturma dosyası Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredildi.
Soruşturmanın merkez üssü başkent Ankara oldu
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, soruşturma dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin arkasındaki hukuki gerekçelere dikkat çekti. Ekici, bu kararın Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girmesiyle ilişkili olabileceğini belirtti. Son dönemde yargı sisteminde karmaşık ve nitelikli dosyaların aydınlatılması amacıyla teknik imkanların en üst düzeyde kullanıldığı özel dairelerin ihdas edilmesi ve eldeki delillerin yüksek seviyede olması, dosyanın başkente taşınmasında ana etken olarak değerlendiriliyor.
Tarihsel süreçte pek çok kez el değiştiren Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, daha önce 2011 yılında Malatya özel yetkili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiş, 2014 yılında ise özel yetkili savcılıkların yasal düzenlemeyle kapanmasının ardından yeniden Kahramanmaraş'a iade edilmişti. Aradan geçen 17 yıllık süreçte milletin vicdanını derinden yaralayan bu büyük olay hakkında daha önce iki kez takipsizlik kararı çıkmış ancak aile ve avukatların itirazları sonucunda hukuki süreç dinamik tutulmuştu.
Hakikatin ortaya çıkması için mücadele sürecek
Gelişmenin ardından Yazıcıoğlu ailesi ve avukatları adına yapılan yazılı açıklamada, yetkisizlik kararının davanın esasına yönelik bir kapatma değil, soruşturmanın farklı ve daha yetkin bir makam tarafından yürütülmesine yönelik usuli bir işlem olduğu vurgulandı. Açıklamada, "Söz konusu gelişmeyi, gerçeğin ortaya çıkarılması yönündeki mücadelenin yeni bir aşaması olarak değerlendiriyoruz. 17 yıldır cevabı beklenen sorular vardır ve bu soruların üzeri usul kararlarıyla, zaman aşımıyla ya da sessizlikle örtülemez" ifadelerine yer verilerek, adaletin tecellisi için hukuki zeminde kararlı mücadelenin devam edeceği bildirildi.