Küresel iklim krizine karşı somut adımların atılacağı COP31 öncesinde Türkiye, iklim diplomasisindeki liderliğini Karadeniz’e taşıdı. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Trabzon’da düzenlenen Mavi Diyalog Programı kapsamında 17 ülkeden uluslararası basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Ekolojik krizlerin coğrafi sınır tanımadığına dikkat çeken Bakan Kurum, doğanın ve denizlerin evrensel niteliğine vurgu yaptı. Yeryüzünün yüzde 70’inden fazlasını kaplayan okyanusların küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 29’unu emdiğini hatırlatan Kurum, deniz ekosistemlerinin iklim eyleminin tam merkezinde yer alması gerektiğini belirtti. Trabzon’da kurulan bu diyalog zeminiyle hükümetler, akademi, özel sektör ve sivil toplum aynı masa etrafında buluşturuldu.

Antalya Zirvesi Sözlerin Yatırıma Dönüştüğü Yer Olacak
Gelenekselleşen iklim konferanslarının ötesine geçmeyi hedefleyen Türkiye, Antalya’da düzenlenecek COP31’i tam anlamıyla bir "Uygulama COP’u" haline getirmeyi planlıyor. Paris Anlaşması ile çizilen vizyonun artık sahada karşılık bulması gerektiğini ifade eden Murat Kurum, alınan kararların hızla insan hayatına, şehirlere ve üretime yansımasının şart olduğunu belirtti.
Küresel sermaye, teknoloji ve bilgi birikiminin yatırım ihtiyacı duyulan bölgelerle buluşamadığına işaret eden Kurum, COP31 bünyesinde kurulacak finansman ve proje köprüleri sayesinde hedeflerin doğrudan uygulamaya aktarılacağını vurguladı. Yegane somut başarının adı konmuş ve yürürlüğe girmiş projeler olduğunun altı çizildi.
Temiz Enerjide Somut Hedef: 2035’e Kadar Yüzde 35 Elektrifikasyon
Fosil yakıtlardan kademeli çıkış ve emisyon azaltımı konularına da değinen Bakan Kurum, Türkiye’nin temiz enerji dönüşümündeki kararlılığını rakamlarla ortaya koydu. Fosil yakıt kullanımını dolaylı ve doğrudan azaltacak en kritik adımın elektrifikasyon olduğunu belirten Kurum, Türkiye’nin 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefi koyduğunu açıkladı.
Kentsel dönüşüm ve sosyal konut projelerindeki enerji verimliliği uygulamalarına da değinilerek, inşa edilen 455 bin konutta enerji kullanım yoğunluğunun yüzde 39 oranında düşürüldüğü bilgisi paylaşıldı. Bu veriler, doğru stratejilerle somut çevresel sonuçların alınabildiğini kanıtlıyor.

ABD Şirketleri ve Dev Güçlerle Süren İklim Diplomasisi
Uluslararası siyasetteki tutum değişikliklerine değinen Kurum, ABD hükümetinin geri adımlarına rağmen Google, Apple ve Amazon gibi küresel ekonomiye yön veren dev Amerikan şirketlerinin COP31 sürecine aktif katılmak istediğini aktardı. Süreçte Çin ve Rusya ile de yapıcı temasların sürdüğünü belirten Kurum, Çin’in yenilenebilir enerji ve elektrikli araç yatırımlarıyla dönüşüme öncülük ettiğini ifade etti.
Türkiye’nin dış politikadaki tarafsız ve adil duruşunun iklim diplomasisine de yansıdığını vurgulayan Kurum, dünyada küresel iklim hedeflerine ulaşılabilmesi için yıllık finansman hacminin 7.5 ila 9 trilyon dolar seviyesine çıkarılması gerektiğini bildirdi.
6 Pilot Ülkeye Hibe Desteği ve Trabzon Eylem Çağrısı
Zirve eylem planı kapsamında Türkiye, New York’ta açıklanacak 6 pilot ülke için İklim Uygulama Mekanizması’nı devreye sokuyor. Maliye Bakanlığı ile koordineli yürütülen çalışma çerçevesinde Türkiye, iklim krizinden en çok etkilenen gelişmekte olan ülkelere hibe desteği sağlayacak. Ayrıca deprem felaketiyle sarsılan Nepal için Kayıp-Zarar Fonu’nun hızla işletilmesi çağrısında bulunuldu.
Programın son oturumunda ise küresel deniz ekosistemini korumaya yönelik kritik kararlar açıklandı. Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından "COP31 Deniz Çöpleri Platformu Girişimi" tanıtılırken, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından hazırlanan 13 maddelik "Trabzon Okyanuslar Eylem Çağrısı" kamuoyuna duyuruldu. Antalya'daki zirvede sivil toplum kuruluşlarının kendilerini tamamen özgür ve hür bir şekilde ifade edebilecekleri Yeşil Alan (Green Zone) düzenlemelerinin yapılacağı teyit edildi.