Yeni Birlik Gazetesi Gündem Murat Kurum’dan COP31 mesajı: Enerji güvenliği ve iklim hedefleri birlikte yürüyecek

Murat Kurum’dan COP31 mesajı: Enerji güvenliği ve iklim hedefleri birlikte yürüyecek

COP31 Başkanı Murat Kurum, Fatih Birol ile yaptığı ortak açıklamada enerji güvenliği ile iklim hedeflerinin birlikte ele alınacağını söyledi. Antalya’da yapılacak COP31 öncesi Türkiye’nin 5 öncelikli enerji başlığı da açıklandı.

Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde gözler İstanbul’daki kritik buluşmaya çevrildi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile düzenlediği ortak basın toplantısında, enerji güvenliği ile iklim hedeflerinin artık birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki temel başlık olarak ele alınacağını duyurdu. Antalya’da gerçekleşecek zirve öncesi verilen bu mesaj, Türkiye’nin COP31 vizyonunun çerçevesini de netleştirdi.

Murat Kurum, iklim krizinin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik, sosyal ve jeopolitik sonuçlar üreten küresel bir mesele haline geldiğini vurguladı. Kuraklığın küresel yıllık maliyetinin 307 milyar dolara ulaştığını, yaklaşık 4 milyar insanın yılın en az bir ayında ciddi su kıtlığı yaşadığını söyleyen Kurum, dünya genelinde orman kayıpları ve sulak alanlardaki gerilemenin de alarm verici boyutlara ulaştığını belirtti.

reklam

Toplantının öne çıkan mesajı ise Türkiye’nin COP31’i yalnızca taahhütlerin konuşulduğu bir zirve olarak değil, kararların sahaya yansıdığı bir “uygulama COP’u” olarak konumlandırması oldu. Bu yaklaşım, enerji dönüşümünden sıfır atığa, iklime dirençli şehirlerden yeşil sanayiye kadar birçok başlığı kapsayan yeni bir diplomasi ve uygulama hattını işaret ediyor.

Murat Kurum’dan COP31 için uygulama odaklı iklim ve enerji mesajı

Bakan Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 yaklaşımını üç temel ilke üzerinden tanımladı: diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Kurum’a göre küresel iklim diplomasisinin en büyük sorunu, alınan kararlarla sahadaki uygulamalar arasında oluşan derin boşluk. Bu nedenle Türkiye, COP31 sürecinde güven üreten, sonuç odaklı ve ölçülebilir bir çerçeve kurmayı hedefliyor.

Kurum, enerji güvenliğinin iklim hedefleriyle çelişen bir başlık gibi sunulmasına karşı çıkarak, iki alanın birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği politikaları ve adil geçiş mekanizmalarının aynı anda ele alınmasının zorunlu olduğunu belirten Kurum, 1.5 derece hedefi doğrultusunda siyasi ivmenin korunacağını, ancak asıl ağırlığın uygulama kapasitesine verileceğini ifade etti.

COP31’de Türkiye’nin öne çıkaracağı 5 enerji ve iklim önceliği

Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 eylem gündeminde enerji ve iklim başlığında öne çıkaracağı 5 temel önceliği de ilk kez ayrıntılı biçimde paylaştı. İlk başlık temiz enerji dönüşümü oldu. Dünyada hâlâ yaklaşık 730 milyon insanın elektriğe erişemediğini hatırlatan Kurum, enerji dönüşümünün sadece teknik değil aynı zamanda bir adalet meselesi olduğunun altını çizdi.

İkinci başlık sıfır atık ve metan azaltımı olarak açıklandı. Atık sektöründen kaynaklanan metan emisyonlarının küresel sıcaklık artışı üzerinde ciddi etkisi olduğunu belirten Kurum, Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımını COP31’in ana sütunlarından biri haline getireceğini söyledi.

Üçüncü öncelik iklime dirençli şehirler oldu. Deprem bölgesinde inşa edilen yüz binlerce konutun iklim dirençli ve sıfır atık uyumlu yapılar olarak tasarlandığını hatırlatan Kurum, bu tecrübenin COP31’de şehircilik politikalarına örnek model olarak taşınacağını dile getirdi.

Dördüncü başlık, küresel hedeflerle ulusal uygulamalar arasındaki boşluğu kapatmayı amaçlayan iklim eylemi uygulama mekanizması olarak açıklandı. Beşinci ve son öncelik ise enerji alanında yeşil sanayileşme oldu. Kurum, ağır sanayinin emisyon yükünün azaltılması için daha derin ve yapısal dönüşümlere ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Fatih Birol’dan Türkiye’ye güçlü destek: COP31 dünya için de bir şans

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Türkiye’nin COP31 başkanlığını yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir fırsat olarak değerlendirdi. Birol, iklim krizinin son dönemde küresel gündemde geriye düştüğünü, Türkiye gibi güçlü ve kapsayıcı bir ülkenin başkanlığının bu başlığı yeniden öne taşıyabileceğini söyledi.

Birol, özellikle Emine Erdoğan himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nin küresel ölçekte çok daha büyük bir etki yaratabileceğine dikkat çekti. Ajansın modellemelerine göre bu yaklaşımın dünya çapında yıllık en az 1.5 gigatonluk emisyon azaltımına katkı sağlayabileceğini belirten Birol, bunun Japonya ve Almanya’nın toplam yıllık emisyonlarına yakın bir büyüklük olduğuna işaret etti.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın Türkiye’ye tam destek vereceğini söyleyen Birol, ajans bünyesindeki yüzlerce enerji ve iklim uzmanının Antalya’daki COP31 sürecinin başarılı geçmesi için katkı sunacağını açıkladı.

Türkiye’nin COP31 hedefi: Güven veren, uygulanabilir ve sonuç üreten bir zirve

Toplantının sonunda verilen en net mesaj, dünyanın artık yalnızca yeni hedefler değil, uygulanabilir çözümler görmek istediği oldu. Murat Kurum, Türkiye’nin kalkınma hakkını gözeten, enerji güvenliğini dışlamayan ve adil geçişi somutlaştıran bir yaklaşımla hareket edeceğini belirtti. COP31’in küresel iklim diplomasisinde yeni bir güven ve iş birliği eşiğine dönüşmesi hedefleniyor.

Antalya’da düzenlenecek zirvenin, yalnızca müzakere metinleriyle değil, doğrudan sahaya dokunan uygulama kararlarıyla hatırlanması amaçlanıyor. Türkiye, bu çerçevede COP31’i geleceğin değil, bugünün çözüm zirvesi haline getirmeyi hedefliyor.