Yeni Birlik Gazetesi Gündem Müttefikler arasında 'müzakere' çatlağı: İsrail anlaşmayı bozmak istiyor

Müttefikler arasında 'müzakere' çatlağı: İsrail anlaşmayı bozmak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la savaşın sona erdiğini açıklamasının ardından İsrail'deki siyasi analizler, Tel Aviv yönetiminde şaşkınlık ve kaygının hakim olduğunu ortaya koydu.

Beyaz Saray ile Tahran arasında yürütülen gizli temaslar, Orta Doğu’daki ittifak hatlarında derin çatlaklara yol açıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile askeri gerilimin sona erdiğini ilan etmesi, İsrail güvenlik ve siyaset koridorlarında adeta şok etkisi yarattı. Tel Aviv’deki kaynaklar, Washington’un tek taraflı hamlelerinden ciddi endişe duyarken, İsrail’in ana hedefinin olası bir mutabakatı ne pahasına olursa olsun çökertmek olduğu belirtiliyor.

Trump’ın aynı gün içinde önce İran’a yönelik sert askeri müdahale tehdidinde bulunup, hemen ardından "savaş bitti" açıklaması yapması kafaları karıştırdı. Üstelik bu çıkışın, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin İran’a karşı olası askeri senaryoları masaya yatırdığı esnada gelmesi, Tel Aviv’deki koordinasyonsuzluk ve hazırlıksızlık algısını derinleştirdi.

Netanyahu’dan Masaya 4 Sert Şart

Gelişmeler üzerine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump ile acil bir telefon trafiği gerçekleştirdi. Başbakanlık Ofisi’nden sızan bilgilere göre İsrail, ABD ile İran arasında olgunlaşan mutabakat metnine kesinlikle ortak olmadığını Washington’a iletti.

İsrail yönetimi, masadaki anlaşmayı engellemek adına kabul edilmesi zor 4 stratejik şartı öne sürdü:

Zenginleştirilmiş tüm nükleer materyallerin İran dışına çıkarılması,

Uranyum zenginleştirme altyapısının tamamen tasfiye edilmesi,

Tahran’ın balistik füze programına küresel sınırlamalar getirilmesi,

İran’ın bölgedeki vekil güçlerine (müttefiklerine) sağladığı lojistik ve askeri desteğin kesilmesi.

"İsrail Görüşmelerin Çökmesini Umuyor"

İsrail medyasının önde gelen analistlerinden Itamar Eyhner, Tel Aviv’in Katar merkezli diplomatik trafiğin farkında olduğunu ancak Trump’ın bu süreci aniden ve ilan ederek yürütmesine hazırlıksız yakalandığını yazdı. Eyhner’e göre, Tel Aviv anlaşmanın mevcut haliyle imzalanmasına kesinlikle karşı ve müzakere sürecinin başarısızlıkla sonuçlanması için kulis faaliyetlerine başladı.

Gündemdeki taslak metnin; karşılıklı ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın ticarete tamamen açılması ve İran’ın nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhütleri içerdiği belirtiliyor. Analistler, bu maddelerin Trump’a iç politikada hızlı bir diplomatik zafer kazandıracağını, ancak İran’ın bu süreci zaman kazanmak ve ekonomik yaptırımları esnetmek için ustaca manipüle ettiğini savunuyor.

Tel Aviv’de "Paralı Asker" Öfkesi

Washington’un İsrail’i süreçten dışlaması, akademik ve askeri çevrelerde sert tepkiyle karşılandı. Tel Aviv Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Eyal Zisser, İsrail’in İran ile fiziki çatışmalarda doğrudan bedel ödeyen taraf olduğunu hatırlatarak ABD’nin tutumunu eleştirdi.

Zisser, "Biz paralı asker miyiz? Cephede füzeleri göğüslerken ve gerektiğinde bombalarken varız, ancak iş müzakereye geldiğinde tamamen dışarıda bırakılıyoruz. Bu durum müttefiklik ruhuna sığmaz" diyerek Washington’a tepki gösterdi. Zisser ayrıca, Trump’ın uzun vadeli ve kararlı bir strateji yerine anlık iç siyasi kazanımlara odaklandığını, bunun da bölgedeki caydırıcılığı zedelediğini vurguladı.

Diplomaside "Dünya Kupası" Zamanlaması

Öte yandan, Trump’ın bu kritik ilanı 2026 FIFA Dünya Kupası’nın başlangıç döneminde yapması dikkat çekici bir detay olarak kayıtlara geçti. İsrailli bazı siyasi uzmanlar, ABD’nin ev sahipliği yapacağı bu devasa spor organizasyonu öncesinde, küresel kamuoyuna "istikrarlı ve sorunsuz bir Orta Doğu" resmi sunmak istediğini öne sürüyor.