Azerbaycan halkı bugün, ülkesinin bağımsızlık ve kalkınma mücadelesinin en büyük kahramanı olan Haydar Aliyev’i anmak için Bakü’deki Fahri Hiyaban’a akın ediyor. 10 Mayıs 1923’te başlayan bu hayat hikayesi, sadece bir liderin yükselişini değil, bir milletin küllerinden doğuşunu temsil ediyor.
Nahçıvan’dan KGB Başkanlığına Uzanan Analiz Gücü
1923’te Nahçıvan’da dünyaya gelen Aliyev, henüz gençlik yıllarında arşiv müdürlüğü ve şube müdürlüklerindeki titiz çalışmalarıyla dikkat çekti. 1944 yılında adım attığı Sovyet Güvenlik Teşkilatı (KGB) içerisinde gösterdiği başarılar, onu 1967’de Azerbaycan KGB’sinin başkanlığına taşıdı. 1969’da Azerbaycan Komünist Partisi’nin başına geçmesiyle, Azerbaycan sanayi ve tarımda altın çağını yaşamaya başladı.
Gorbaçov’a Dik Duruş ve Bağımsızlık Yolu
Moskova’da SSCB Bakanlar Konseyi Birinci Yardımcılığına kadar yükselen Aliyev, 1987’de Gorbaçov’un politikalarına karşı çıkarak istifa edecek kadar ilkeli bir duruş sergiledi. SSCB dağıldığında ise halkının çağrısına sessiz kalmayarak Bakü’ye döndü. 1993 yılında iç savaş tehlikesiyle sarsılan Azerbaycan, kurtuluşu "Haydar Baba" dediği Aliyev’de buldu.
Modern Azerbaycan’ın Temelleri: AÇG ve Anayasal Reformlar
3 Ekim 1993’te Cumhurbaşkanı seçilen Aliyev, Azerbaycan’ın ekonomik geleceğini "Asrın Sözleşmesi" ile garanti altına aldı. Azeri-Çırak-Güneşli petrol yataklarının işletilmesiyle ülkenin kalkınma motorunu çalıştırdı. Sadece ekonomi değil, hukukta da devrim yapan Aliyev; idamı kaldırdı, demokratik bir anayasa hazırlatarak ülkesini evrensel değerlerle buluşturdu.
Sarsılmaz Miras: "Bir Millet, İki Devlet"
Türkiye ile ilişkileri "Bir millet, iki devlet" felsefesi üzerine kuran Aliyev, Ankara-Bakü hattında bugün meyvelerini veren güçlü stratejik ortaklığın tohumlarını ekti. 12 Aralık 2003’te vefat ettiğinde, arkasında bağımsız, istikrarlı ve kalkınan bir Azerbaycan bıraktı.