Yeni Birlik Gazetesi Gündem Netanyahu duruşmasına ‘güvenlik’ freni: Tam bir saat kala şok karar!

Netanyahu duruşmasına ‘güvenlik’ freni: Tam bir saat kala şok karar!

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk davasında sular durulmuyor. Haftalardır beklenen ifade süreci, duruşmaya sadece 60 dakika kala gelen "güvenlik" gerekçesiyle bir kez daha ertelendi. Trump’ın af mektubu ve Netanyahu’nun geri adımıyla alevlenen süreçte gözler şimdi Kudüs Bölge Mahkemesi’nde.

İsrail siyasetinin ve yargısının bir numaralı gündem maddesi olan Netanyahu davasında bugün tarihi bir gün yaşanması bekleniyordu. Yaklaşık iki aylık aranın ardından hakim karşısına çıkması planlanan Başbakan Netanyahu’nun duruşması, başlamasına sadece bir saat kala iptal edildi. Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığı bilgilere göre; savunma makamının "güvenlik endişelerini" öne sürerek yaptığı başvuru, mahkeme heyeti tarafından jet hızıyla kabul edildi.

"Güvenlik" Kalkanı Arkasında 60 Dakika

Netanyahu’nun avukatı Amit Hadad, müvekkilinin İran ile yaşanan gerilimler ve bölgedeki hassas güvenlik durumu nedeniyle ifade vermesinin risk teşkil ettiğini savundu. İlginç olan ise bu ertelemenin, ABD ve İran arasındaki ateşkesin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen gelmiş olması. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu hamle, "Yargı süreci bilinçli mi yavaşlatılıyor?" sorularını beraberinde getirdi.

Üç Ayrı Dosya, Ağır Suçlamalar: 1000, 2000, 4000

İsrail Başbakanı, kamuoyunda kod isimleriyle bilinen üç dev yolsuzluk dosyasıyla karşı karşıya. "1000", "2000" ve "4000" numaralı dosyalarda Netanyahu’ya yöneltilen suçlamalar yenilir yutulur cinsten değil: Rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma. Yaklaşık altı yıldır süren maratonun her kritik virajında, Netanyahu cephesinden yeni bir erteleme hamlesi geliyor.

Trump Devrede, Netanyahu Geri Adım Attı

Davanın siyasi boyutu ise sınırları aşmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Kasım ayında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a bir mektup göndererek Netanyahu için "af" talebinde bulunmuştu. Daha önce "Asla af istemeyeceğim" diyen Netanyahu’nun, Trump’ın hamlesinden kısa süre sonra bizzat Herzog’un kapısını çalarak af başvurusunda bulunması, davanın geleceğine dair en büyük kırılma noktası olarak görülüyor.