İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısında yaptığı açıklamayla Orta Doğu ve çevresinde dengeleri etkileyebilecek yeni bir diplomatik hamleyi duyurdu. “Altıgen ittifak sistemi” olarak tanımladığı yapının Hindistan, Arap ve Afrika ülkeleri, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve bazı Asya ülkelerini kapsayacağını söyledi. Açıklama, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir blok oluşabileceği yorumlarını beraberinde getirdi. Netanyahu’nun özellikle Hindistan vurgusu ve ABD ile ilişkilere dair sözleri dikkat çekti.
Altıgen ittifak sistemi nedir, hangi ülkeler yer alacak?
Netanyahu’nun ifadelerine göre kurulması planlanan altıgen ittifak sistemi, Orta Doğu’nun içinde ya da çevresinde yer alan ve benzer güvenlik perspektifini paylaşan ülkeleri kapsayacak. Bu yapı içinde Hindistan, çeşitli Arap ülkeleri, bazı Afrika ülkeleri, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve ismi henüz açıklanmayan bazı Asya ülkeleri bulunuyor.
İsrail Başbakanı, söz konusu ülkelerle ilişkilerin kademeli olarak kamuoyuna duyurulacağını belirtti. Bu yaklaşım, diplomatik temasların belirli bir plan çerçevesinde ilerlediğine işaret ediyor. Altıgen ittifakın temel hedefinin ortak güvenlik anlayışı çerçevesinde hareket etmek olduğu vurgulanıyor.
Hindistan ile iş birliği hangi alanları kapsıyor?
Netanyahu’nun açıklamasında en geniş yer Hindistan ile ilişkilere ayrıldı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin İsrail’e yapacağı resmi ziyaretin, ekonomik iş birliği, diplomatik koordinasyon ve güvenlik alanındaki ortaklığı daha ileri taşıyacağı ifade edildi.
İki ülke arasında özellikle yüksek teknoloji, yapay zeka ve kuantum teknolojileri alanlarında yeni adımlar atılması planlanıyor. Bu başlıklar, yalnızca savunma değil, aynı zamanda stratejik teknolojik üstünlük açısından da önem taşıyor. Hindistan ile kurulacak derin iş birliği, İsrail’in Asya açılımında merkezi bir rol oynuyor.
Netanyahu, Modi ile kişisel ilişkisine de dikkat çekerek iki lider arasında düzenli temas olduğunu söyledi. Bu durum, İsrail-Hindistan hattının yalnızca kurumsal değil, lider diplomasisi düzeyinde de güçlü ilerlediğini gösteriyor.
ABD ile ilişkiler altıgen ittifak planında nasıl konumlanıyor?
Netanyahu, ABD ile ilişkilerin “benzersiz ve tarihi” bir düzeyde olduğunu ifade etti. Başkan Donald Trump ile hem devletler arası hem de kişisel düzeyde güçlü bir ittifak bulunduğunu belirten İsrail Başbakanı, yeni ittifak arayışlarının ABD ile bağları zayıflatmak anlamına gelmediğini vurguladı.
Bu açıklama, altıgen ittifak sisteminin ABD’ye alternatif bir blok değil, tamamlayıcı bir yapı olarak tasarlandığı şeklinde yorumlanıyor. İsrail’in Washington ile yakın ilişkilerini sürdürürken aynı zamanda çok taraflı bölgesel ve küresel ortaklıklar geliştirme stratejisi izlediği görülüyor.
Amaç radikal Şii ve Sünni eksenine karşı yeni bir blok mu?
Netanyahu, ittifakın hedeflerinden birinin “radikal Şii ekseni” ve ortaya çıktığını söylediği “radikal Sünni ekseni”ne karşı durmak olduğunu dile getirdi. Bu ifade, bölgedeki İran merkezli yapılanmalara ve bazı radikal unsurlara karşı daha geniş bir cephe oluşturma arayışına işaret ediyor.
İsrail’in son dönemde güvenlik politikalarında İran ve bağlantılı yapılarla mücadele öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Altıgen ittifak sistemi, bu çerçevede ortak tehdit algısına sahip ülkeleri aynı zeminde buluşturmayı amaçlıyor. Arap ve Afrika ülkelerinin dahil edilmesi de bu güvenlik mimarisinin coğrafi kapsamını genişletiyor.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın rolü ne olacak?
Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın ittifak planında açık şekilde zikredilmesi, Doğu Akdeniz denklemine işaret ediyor. İsrail, son yıllarda Doğu Akdeniz’de enerji ve güvenlik iş birlikleri kapsamında Atina ve Lefkoşa ile yakın temas yürütüyor.
Bu üçlü hattın altıgen ittifak sistemi içinde yer alması, enerji güvenliği, deniz yetki alanları ve askeri koordinasyon gibi başlıklarda daha kurumsal bir yapının oluşabileceği beklentisini doğuruyor. Doğu Akdeniz’deki mevcut dengeler açısından bu gelişme yakından izleniyor.
Bölgesel dengeler nasıl etkilenebilir?
Netanyahu’nun açıkladığı altıgen ittifak sistemi, Orta Doğu’da ve çevresinde yeni bir diplomatik eksen oluşabileceğine işaret ediyor. Hindistan gibi küresel bir gücün dahil edilmesi, ittifakı bölgesel olmaktan çıkarıp daha geniş ölçekli bir stratejik platforma dönüştürebilir.
Arap ve Afrika ülkeleriyle kurulacak ortaklıklar, İsrail’in diplomatik normalleşme sürecini derinleştirebilir. Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile koordinasyon ise Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik başlıklarını daha da öne çıkarabilir.
Netanyahu’nun açıklamaları, önümüzdeki dönemde İsrail’in çok taraflı ve katmanlı bir ittifak ağı kurma hedefinde olduğunu gösteriyor. Hangi ülkelerin resmi olarak bu yapıya dahil olacağı ve altıgen ittifak sisteminin nasıl kurumsallaşacağı ise yapılacak yeni duyurularla netleşecek.