Yeni Birlik Gazetesi Gündem Ömer Çelik'ten MYK sonrası açıklamalar: 'İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu'dur!'

Ömer Çelik'ten MYK sonrası açıklamalar: 'İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu'dur!'

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye’yi hedef alan iddialarına "kara propaganda" diyerek tepki gösterdi ve asıl işgalcinin Gazze ile Lübnan'da katliam yapan Tel Aviv yönetimi olduğunu vurguladı.

AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Ömer Çelik, iç ve dış politikadaki kritik gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısındaki mesajlarının ardından İsrail kanadından gelen iddialara sert yanıt veren Çelik, Tel Aviv yönetiminin söylemlerini "hezeyan" ve "kara propaganda" olarak nitelendirdi. Toplantıda ayrıca seçim analizleri ve son dönemde basın mensuplarına yönelik gerçekleştirilen fiziki saldırılar da masaya yatırıldı.

"Dünyanın En Büyük Yalanı: İsrail Ordusunun Ahlaklı Olduğu İddiası"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve kabine üyelerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını anbean takip ettiğini belirten Ömer Çelik, Tel Aviv'den gelen yanıtların hiçbir ahlaki ve hukuki temeli olmadığını vurguladı. Netanyahu’nun "İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur" sözlerine tepki gösteren Çelik, şu ifadeleri kullandı:

“…Birincisi Netanyahu'nun söylediğinde şöyle bir ifade var. Diyor ki İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur diyor. Yani bu dünyanın en büyük yalanıdır. Bu yaptığı açıklamada kullandığı ifade. Yeryüzünde Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna dair inanacak hiç kimse yoktur.”

"Kürt Kardeşlerimiz Bu Katliam Şebekesinin Yanında Yer Almadı"

Netanyahu’nun Türkiye’ye yönelik asılsız suçlamalarla etnik algı operasyonları yapmaya çalıştığını ifade eden AK Parti Sözcüsü, bölgedeki Kürt, Arap, Dürzi ve Şii toplulukların bu oyunlara gelmediğini belirtti. İsrail'in bölge halklarını kendi emellerine alet etmek istediğini dile getiren Çelik, "İran ve Irak’taki Kürt kardeşlerimiz, basiretli bir duruş sergileyerek tarihin doğru tarafında yer aldılar ve bu katliamcı şebekenin lejyoneri olmayı reddettiler. Bu yüzden Türkiye ile Kürt kardeşlerimizi karşı karşıya getirmeye çalışan bu kara propagandanın artık alıcısı yoktur" dedi.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan Kudüs açıklamalarının İsrail tarafından "yayılmacılık" olarak çarpıtılmak istendiğine de değinen Çelik, Kudüs’ün her Müslümanın kalbinde müstesna bir yere sahip olduğunu, asıl yayılmacılığın ise kutsal metinleri istismar ederek Filistin topraklarını gasp eden Netanyahu hükümetinin karakteri olduğunu söyledi.

"Seçimleri Kapsamlı Şekilde Analiz Ediyoruz"

İç siyaset gündemine ve parti içi çalışmalara da değinen Ömer Çelik, AK Parti’nin ulusal ve yerel düzeydeki tüm seçim süreçlerini titizlikle incelediğini belirtti. Sandık iradesine olan inançlarının tam olduğunu vurgulayan Çelik, "Küçük ya da büyük ayırt etmeksizin tüm seçim sonuçlarını en kapsamlı şekilde analiz etmeye devam ediyoruz. Biz sandığın gücüne ve namusuna inanan bir hareketiz" şeklinde konuştu. Çelik ayrıca, terörden arındırılmış bir Türkiye vizyonunun partinin en önemli önceliği olduğunu hatırlattı.

"Basına Fiziki Saldırı Kabul Edilemez: CHP Yönetimi Sessiz Kalıyor"

Son dönemde saha görevindeki basın mensuplarının uğradığı engelleme ve şiddet olaylarına da sert tepki gösteren Ömer Çelik, medyanın özgürce görev yapabilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yaşanan son olaylarla birlikte "bardağın taştığını" ifade eden Çelik, eleştiri ve protestonun ötesine geçen fiziki müdahalelerin cezasız kalmaması gerektiğini belirtti:

"Gazetecilere yönelik fikirsel eleştiriler her yerde olabilir ancak fiziki saldırıların adresi sürekli muhalefet mitingleri oluyor. En son bir CHP milletvekilinin basın mensubuna yönelik gerçekleştirdiği fiziki saldırı hafızalardadır. Bu durum her şeyden önce ahlaki bir sorundur. Sayın Özgür Özel ve ekibinin, kendi milletvekillerine yönelik parti hukuku işletmesi gerekirdi. Bu sessizlik, şiddetin teşvik edilmesi anlamına gelir. Basın emekçilerimizin her zaman yanındayız ve bu barbarlığa karşı en güçlü duruşu sergileyeceğiz."