Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde organ nakli biriminde görevli uzmanlar, organ nakli konusunda toplum bilincinin artması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, organ naklinin önemi ve süreci hakkında bilgilendirici açıklamalarda bulundular.
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrah Dr. Ünal Beyazıt ve Nefroloji Uzmanı İdris Oruç, organ naklinin işlevini yitirmiş bedenden alınmadığını ifade ederek, vatandaşların organ bağışı konusunda daha hassas olmalarının önemine dikkat çekti. Dr. Beyazıt, organ naklinin, işlevini yitiren bir organın yerine sağlıklı bir organın nakledilmesi olduğunu vurguladı.
Beyazıt, Türkiye’de organların yakınlık derecesine göre dört dereceye kadar akraba olan kişilerden alınabileceğini belirtti. 18 yaşını doldurmuş sağlıklı bireylerin organ bağışında bulunabileceğini aktaran Beyazıt, organ naklinde iki tür operasyon olduğunu söyledi: "Birincisi kadavradan nakil, ikincisi ise canlıdan nakildir. Kadavradan nakil genellikle beyin ölümü gerçekleşmiş hastalardan yapılmaktadır. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta, geri dönüşü olmayan ve tıbben ölü kabul edilen bir hastadır. Diğer nakil çeşidi ise yasaların belirlediği şekilde dört dereceye kadar akraba olan kişiler tarafından yapılan canlı organ bağışıdır," dedi.
Beyazıt, organ bağışında en sık sorulan sorulardan birinin "Bir insan trafik kazası geçirdi ve öldü, o organ kullanılabilir mi?" olduğunu belirterek, "O organ kullanılamaz. Organın kullanılabilmesi için kişinin yoğun bakım koşullarında takip edilen bir hasta olması gerekir. Bu hastanın mekanik ventilatöre bağlı olması ve beyin ölümünün gerçekleştiğinin deklare edilmesinden sonra organ bağışı yapılabilir. Normal bir trafik kazası sonucunda hayatını kaybeden bir insanın organı kullanılmamaktadır" şeklinde açıkladı. Ayrıca, solid organ nakilleri arasında en sık yapılanın böbrek nakli olduğunu, bunu karaciğer naklinin izlediğini de sözlerine ekledi.
Nefroloji Uzmanı İdris Oruç, organ naklinde en önemli şartın kan grubu uyumu olduğunu belirtti. Oruç, "Kan grubu uyumlu olduktan sonra doku grubu uyumlarını inceliyoruz. Doku grubu uyumları ne kadar fazlaysa bizim için o kadar avantajlıdır. Cerrahi müdahaleler kadar, ameliyat sonrası hasta takibi de önemlidir. Hastaları haftada iki kez organ nakli polikliniğinde takip ediyoruz. Bu hastalar çeşitli immünosüpresif ilaçlar kullanıyor ve yan etkileri olabiliyor. Bunları düzenli olarak takip ediyoruz" dedi.
Oruç, Türkiye'de kadavradan organ nakli sayısının oldukça düşük olduğunu belirterek, "Şu an merkezimizde 500’e yakın hasta kadavra bekleme listesindedir. Ancak kadavra sayısı az, bu nedenle toplumda bu bilincin artması gerekiyor. Beyin ölümü gerçekleşmiş hastalarda yalnızca ölen bireyin izni değil, ailenin de izni gerekmektedir. Aile de izin verdikten sonra kadavra bekleme listesindeki hastalara umut olabiliyoruz" şeklinde konuştu.

NEFROLOJİ UZM. İDRİS ORUÇ
