Türk şiirinin öncü isimlerinden Orhan Veli Kanık’ın Beykoz’da doğduğu tarihi ahşap evin 80 milyon TL bedelle satışa çıkarılması, edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Garip akımının kurucusu olan şairin doğduğu evin kapısına “satılık” tabelası asılması, İstanbul hafızası açısından da tartışma başlattı. Sosyal medyada yapılan paylaşımlar kısa sürede gündem olurken, birçok kişi bu yapının yalnızca bir mülk olmadığını vurguladı.
Orhan Veli’nin Beykoz’da doğduğu tarihi ahşap ev neden 80 milyon TL’ye satışa çıkarıldı?
Beykoz Yalı Mahallesi’nde bulunan ve 13 Nisan 1914 sabahına tanıklık eden tarihi köşk, üç katlı yapısı ve bahçesiyle dikkat çekiyor. Osmanlı sivil mimarisinin izlerini taşıyan yapı, panoramik Boğaz manzarası ve tescilli tarihi kimliğiyle emlak piyasasında yüksek değer biçilen mülkler arasında gösteriliyor.
Hürriyet’te yer alan habere göre, söz konusu ev için belirlenen satış bedeli 80 milyon TL. İstanbul’un köklü semtlerinden birinde yer alan ve hem konumu hem de tarihi özelliğiyle öne çıkan yapının bu bedelle satışa çıkarılması, kültürel mirasın korunması konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Garip akımının kurucusu Orhan Veli Kanık’ın evi İstanbul hafızası açısından neden önemli?
Orhan Veli Kanık, Türk şiirinde Garip akımıyla birlikte köklü bir dönüşümün öncüsü oldu. Şiiri gündelik dile yaklaştıran, sıradan insanın hayatını dizelere taşıyan anlayışın temelleri, onun yaşamıyla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Beykoz’daki doğduğu tarihi ahşap ev ise bu hikâyenin başlangıç noktası olarak görülüyor.
Gazeteci Adil Bali’nin sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelen satış haberi, “Satılan bir ev mi, yoksa İstanbul’un hafızası mı?” sorusunu da beraberinde getirdi. Bali, evin kapısındaki “satılık” tabelasının yalnızca bir emlak ilanı olmadığını, aynı zamanda şehrin kültürel belleğinde açılan bir boşluk anlamına gelebileceğini ifade etti.
İshak Ağa Caddesi’nin alt başında yer alan köşk, ilk bakışta mütevazı bir yapı izlenimi verse de edebiyat tarihi açısından sembolik bir değer taşıyor. Duvarında yer alan “Bu evde doğdu” ifadesi, yapının sıradan bir konut olmadığını ortaya koyuyor.
Beykoz’daki tarihi köşk ve 80 milyon TL’lik satış kültürel miras tartışmasını nasıl etkiledi?
Üç katlı ve bahçeli olarak inşa edilen köşk, mimari özellikleriyle de dikkat çekiyor. Ahşap yapısı, cumbalı pencereleri ve Boğaz’a hâkim konumuyla klasik İstanbul konut mimarisinin örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Tescilli tarihi yapı statüsünde olduğu belirtilen evin satışa çıkarılması, “koruma” ve “kamulaştırma” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Edebiyatseverler ve kültür tarihi üzerine çalışan isimler, Orhan Veli’nin Beykoz’daki doğduğu tarihi ahşap evin müze ya da kültür evi olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Şairin yaşamına ve Garip akımının doğuşuna ışık tutabilecek bu tür mekânların kamusal erişime açılması gerektiği yönünde görüşler paylaşılıyor.
Öte yandan mülkün özel mülkiyet statüsünde olması, hukuki süreci farklı bir noktaya taşıyor. 80 milyon TL’lik satış bedeli ise olası bir kamu alımını zorlaştırabilecek düzeyde görülüyor. Bu durum, kültürel mirasın korunması ile gayrimenkul piyasası arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı.
Orhan Veli’nin doğduğu evin satılması Garip akımı ve edebiyat çevrelerinde nasıl karşılandı?
Orhan Veli Kanık, yalnızca bir şair değil; Türk şiirinde sadeleşmenin ve yeniliğin simgesi olarak kabul ediliyor. Garip akımı, dönemin geleneksel şiir anlayışına karşı bir duruş sergilemiş ve edebiyat tarihinde önemli bir kırılma yaratmıştı. Bu nedenle şairin Beykoz’daki doğduğu tarihi ahşap ev, sembolik bir değer taşıyor.
Sosyal medyada yapılan yorumlarda, evin kapısına asılan “satılık” ilanının duygusal bir kırılma yarattığı görülüyor. Birçok kullanıcı, İstanbul hafızası açısından önemli olan bu yapının ticari bir metaya dönüşmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. “Gözlerimiz kapalı mı?” sorusu ise tartışmaların merkezine yerleşti.
Kültür-sanat çevrelerinde ise çözüm önerileri konuşulmaya başlandı. Bazı isimler yerel yönetimlerin devreye girmesi gerektiğini savunurken, bazıları da sivil inisiyatiflerin kampanya başlatabileceğini ifade ediyor. Ancak şu an için resmi bir girişim açıklanmış değil.
İstanbul hafızası ve tarihi ahşap evler için yeni bir dönüm noktası mı?
İstanbul’da pek çok tarihi yapı, yıllar içinde farklı gerekçelerle el değiştirdi. Beykoz’daki bu köşk ise doğrudan bir edebiyat mirasıyla ilişkilendirilmesi nedeniyle ayrı bir yerde duruyor. Orhan Veli’nin doğduğu evin 80 milyon TL bedelle satışa çıkarılması, yalnızca bir gayrimenkul haberi olarak değil, kültürel kimlik meselesi olarak da değerlendiriliyor.
Şehrin hafızasını oluşturan mekânların geleceği, bu tür gelişmelerle yeniden tartışmaya açılıyor. Garip akımının kurucusu Orhan Veli Kanık’ın doğduğu tarihi ahşap evin akıbeti, önümüzdeki günlerde hem edebiyat hem de kent tarihi açısından yakından izlenecek.