Orman Genel Müdürlüğü (OGM), yurt genelinde etkisini artırması beklenen kavurucu sıcaklar ve kurak hava dalgasına karşı teyakkuza geçti. Önümüzdeki 10 günlük periyotta hava şartlarının orman yangınlarına son derece elverişli hale geleceğini bildiren yetkililer, tüm vatandaşları ekstra hassasiyet göstermeye davet etti.
Meteorolojik değerlendirmelere göre riskin en yüksek olduğu bölgeler Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney hatları ve Güneydoğu Anadolu olarak öne çıkıyor. Yüksek sıcaklıklara eşlik edecek sert rüzgârların, olası bir kıvılcımı dakikalar içinde kontrolsüz bir felakete dönüştürme potansiyeli bulunuyor.
Felaketin Reçetesi: 30+30+30 Formülü
Yangın riskinin tavan yaptığı günlerde hayati önem taşıyan "30+30+30" kriterine dikkat çeken OGM, üç kritik unsurun aynı anda gerçekleştiği anlarda tehlikenin katlandığını vurguladı.
Sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıktığı, nem oranının yüzde 30'un altına düştüğü ve rüzgâr hızının saatte 30 kilometreyi aştığı hava koşulları, yangınların başlaması ve hızla yayılması için en tehlikeli zemini hazırlıyor. Bu eşiğin aşıldığı günlerde ormanlık alanlarda ve çevresinde ateş yakılması, anız yakılması veya cam/çöp bırakılması gibi insan kaynaklı risklerin tamamen sıfırlanması gerekiyor.

Havadan ve Karadan 7/24 Kesintisiz Takip
Aşırı riskli süreci en az hasarla atlatmayı hedefleyen OGM, sahadaki önleyici tedbirlerini ve müdahale kapasitesini en üst seviyeye çıkardı.
Ormanlık sahalar; İHA’lar, gözetleme kuleleri ve mobil devriye ekipleri vasıtasıyla günün her saati anlık olarak izleniyor. Yangın çıkma olasılığı yüksek olan kritik noktalarda konuşlandırılan araç ve personel sayısı artırılırken, olası bir alevlenmeye saniyeler içinde müdahale edilmesi amaçlanıyor.
Erken İhbar Hayat Kurtarıyor
Alevlerle mücadelede saniyelerin bile altın değerinde olduğunu hatırlatan yetkililer, en küçük bir duman veya şüpheli durum karşısında zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bilgi verilmesi gerektiğini altını çizerek belirtiyor. Yeşil Vatan’ın korunmasında kurumsal müdahale kadar toplumsal bilincin de belirleyici olacağı vurgulanıyor.