Dünyanın en stratejik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda haftalardır süren askeri ve diplomatik gerilimin ardından ilk somut yumuşama işareti geldi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, Umman ile Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin yürütülen görüşmelerde genel çerçevenin büyük oranda tamamlandığını duyurdu.
İran devlet televizyonuna konuşan Kaşkavi, iki ülke diplomatik heyetleri arasındaki müzakerelerin olumlu bir seyir izlediğini belirterek, hazırlanan mutabakat taslağının kısa süre içerisinde devletin üst makamlarının onayına sunulacağını vurguladı. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte Tahran ve Maskat yönetimlerinin ortak bir bildiriyle nihai metni kamuoyuna ilan etmesi planlanıyor.
Müzakerelerin Arka Planı: Su Yolunda Tırmanan Kriz
Hürmüz Boğazı’ndaki diplomatik hareketlilik, haziran ayında Pakistan’ın arabuluculuğunda İran ile ABD arasında varılan ilk uzlaşmanın bozulmasıyla hız kazandı. 14 Haziran tarihli mutabakata göre Washington yönetiminin İran’ın dondurulan finansal varlıklarını serbest bırakması, buna karşılık Tahran’ın da Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açarak 60 gün boyunca geçiş ücreti talep etmemesi öngörülmüştü.
Ancak ABD tarafının dondurulan fonları açmaması ve Umman kara sularını kullanarak alternatif bir geçiş rotası oluşturma girişimleri, Tahran tarafından anlaşmanın ihlali olarak değerlendirildi. Boğaz’daki denetimleri sıkılaştıran İran unsurlarının izinsiz geçiş denemesi yapan bazı ticari gemileri hedef alması, 8 Temmuz’dan itibaren bölgede yaklaşık iki hafta süren şiddetli askeri çatışmalara yol açtı.
Geçici Rota Masada: Hürmüz’ün Tamamen Açılması ABD’ye Bağlı
Bölgesel güvenliği tehdit eden askeri tırmanışın ardından Tahran yönetimi, Boğaz’a kıyıdaş tek ülke konumundaki Umman ile güvenli seyrüsefer hatlarının belirlenmesi amacıyla yeniden temas kurdu. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, müzakere edilen formülün detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, Umman kara sularını da kapsayan 2 ila 4 ay süreli "geçici bir güzergah" üzerinde çalışıldığını aktardı.
Garibabadi, söz konusu geçici formülün Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini rahatlatmayı hedeflediğini belirtirken, Boğaz’ın tamamen ve kalıcı olarak uluslararası deniz seyrüseferine açılmasının ancak Washington yönetiminin tutumuna ve ilk anlaşmadaki taahhütlerine sadık kalmasına bağlı olacağını ifade etti. Tahran ve Maskat’tan gelecek ortak açıklamanın, küresel enerji piyasalarının kilit noktası olan bölgedeki tansiyonu düşürüp düşürmeyeceği merakla bekleniyor.