Ankara'da üçüncü çocuğuna hamile olan 32 yaşındaki Eda Ö., rutin sağlık kontrolleri için gittiği özel bir hastanede hayatının en büyük şokunu yaşadı. Yapılan ultrasonografi incelemesi sonrasında hazırlanan raporda, gebelik kesesinde embriyo izlenemediği ve durumun "anembriyonik gebelik" (boş gebelik) olabileceği belirtildi. İddiaya göre, ilgili kadın doğum uzmanı Dr. O.Ş.C., anne adayına bebeğin gelişiminin durduğunu, rahme yapıştığını ve hayati tehlike oluşturması sebebiyle acilen operasyonla alınması gerektiğini ifade etti.
"30 bin TL istedi, operasyon zorunlu dendi"

Kürtaj işlemi için kendilerinden indirimli olarak 30 bin TL talep edildiğini aktaran Eda Ö., ameliyat teklifini kabul etmeyerek hastaneden ayrıldı. Yaşadığı dramın ardından vakit kaybetmeden bir devlet hastanesine başvuran genç kadın, sadece 40 dakika arayla yapılan ikinci tetkikte hayatının mucizesini yaşadı. Devlet hastanesindeki uzmanlar, kan tahlilleri ve ultrason incelemeleri sonucunda gebeliğin "geç döllenme" kaynaklı 6 hafta 1 gün ile uyumlu olduğunu ve bebeğin kalp atışlarının sağlıklı bir şekilde devam ettiğini saptadı.
"Doktor bana bebeğin kalp atışının olmadığını ve rahmin acilen temizlenmesi gerektiğini söyledi. 30 bin TL talep ettiler. İnanmayıp devlet hastanesine gittim. Arada sadece 40 dakika vardı. Orada bebeğimin yaşadığını ve kalp atışlarını duyduğumda neye uğradığımı şaşırdım. Eğer o an doktora inanıp ameliyat masasına yatsaydım, bugün canlı olan çocuğumu kaybetmiş olacaktım."
Özür dilediler ama ikna olmadı: CİMER ve savcılık harekete geçti

Gerçeğin ortaya çıkmasının ardından tekrar özel hastanenin yolunu tutan Eda Ö., hastane yönetiminin ve ilgili doktorların hatayı kabul ederek özür dilediğini belirtti. Yapılan teklifleri ve özrü kabul etmeyen anne adayı, "Bu durum benim başıma geldi, başkasının canı yanmasın. Belki de ikinci bir görüş almadan direkt ameliyata giren kadınlar var" diyerek tepkisini dile getirdi.
Eda Ö., avukatı aracılığıyla operasyonu öneren Dr. O.Ş.C., Radyoloji Uzmanı Dr. N.A. ve hastane yönetimi hakkında "çocuk düşürtmeye teşebbüs" ile "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" suçlamalarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ayrıca CİMER üzerinden de idari inceleme başlatılması için başvuruda bulundu.
Hastane yönetiminden savunma: "Takip önerisi yapıldı"
Skandal iddiaların odağındaki özel hastane yönetimi ise hakkındaki suçlamaları reddetti. Hastane yetkililerince yapılan açıklamada, anne adayına "bebeğin ölü olduğuna dair" resmi bir rapor verilmediği, ultrason neticesinde embriyo net izlenemediği için hastaya sadece durumun takip edilmesi gerektiğinin yönlendirildiği ileri sürüldü. Olayla ilgili başlatılan adli ve idari soruşturma devam ediyor.