Yeni Birlik Gazetesi Gündem Pasifik'te başladı, Türkiye'ye geliyor: Önce kavurucu sıcaklar sonra seller kapıda!

Pasifik'te başladı, Türkiye'ye geliyor: Önce kavurucu sıcaklar sonra seller kapıda!

2026'da beklenen en güçlü Süper El Nino dalgası Türkiye'de aşırı sıcaklıklar, 40 dereceyi aşan hava dalgası, ani sel ve taşkın risklerini artıracak.

Dünya genelinde ve Türkiye genelinde meteorolojik dengeleri değiştirmesi öngörülen küresel hava olayı Süper El Nino ile ilgili uzmanlar tarafından kapsamlı değerlendirmeler ve uyarılar yapıldı. Yapılan tahminlere ve meteorolojik verilere göre, 2026 yılında etkili olması beklenen bu güçlü Süper El Nino dalgası nedeniyle Türkiye genelinde aşırı sıcaklıklar, ani seller ve taşkın risklerinin ciddi oranda artabileceği açıkça belirtiliyor. Meteoroloji uzmanlarının gerçekleştirdiği teknik öngörülere göre, Temmuz 2026 tarihi itibarıyla başlaması beklenen küresel nitelikteki hava olaylarının, özellikle yaz mevsiminin son dönemi ile sonbahar ve kış aylarında ülkemiz üzerindeki etkisini kademeli olarak daha da artıracağı tahmin ediliyor. Süper El Nino atmosferik sisteminin Türkiye'deki hava sıcaklıklarını ve yağış rejimlerini doğrudan etkileyeceğini kaydeden uzmanlar, bu süreçte yaşanacak sıcak hava dalgalarının yer yer 40 derece sınırını aşabileceğini vurguluyor. Aynı zamanda bu ekstrem sıcaklıkların yanı sıra, ani bastıran aşırı yağışlar ve buna bağlı gelişecek lokal taşkın ile ani sel risklerinin de gözle görülür bir şekilde yükseleceği meteoroloji gündeminde ifade ediliyor.

1997 Sonrasındaki En Güçlü Süper El Nino Dalgası Yaklaşıyor

Süper El Nino atmosferik dalgasına ilişkin en net meteorolojik verileri ve uyarıları CNN Türk kanalına konuşan Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen kamuoyuyla paylaştı. Prof. Dr. Orhan Şen, dünya ve Türkiye meteoroloji tarihindeki kayıtlara atıfta bulunarak, en son 1997 yılında yaşanan büyük dalgadan sonraki en güçlü Süper El Nino dalgasının 2026 yılı içerisinde kapıda olduğunu ve hızla yaklaştığını resmi olarak ifade etti. Prof. Dr. Şen tarafından yapılan detaylı açıklamalarda, küresel çaptaki El Nino sisteminin önümüzdeki Temmuz ayında kesin olarak başlangıç göstereceği, ardından gelen sonbahar ayları ile kış mevsiminde ise etki alanını ve şiddetini Türkiye genelinde tam anlamıyla artıracağı bildirdi. Uzmanların ortaklaşa yürüttüğü tahmin çalışmalarında da 1997 yılından sonraki en büyük meteorolojik hareketlilik olan bu hava dalgasının, Türkiye'nin iklimsel dinamiklerinde büyük çaplı düzensizliklere sebebiyet verebileceği öngörülüyor.

Yaz Aylarında 40 Dereceyi Aşan Sıcaklıklar ve Sonbaharda Sel Riski

Yaklaşan Süper El Nino hava olayının Türkiye'deki yaz mevsimi ve sonbahar başındaki seyri hakkında kritik takvim verilerini aktaran Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üç aylık periyotta aşırı sıcak hava dalgalarının peş peşe geleceğini söyledi. Bu dönemde Türkiye'nin birçok bölgesinde termometrelerin ve ölçülen aşırı sıcaklıkların 40 dereceyi aşabileceğini belirten Şen, vatandaşların ve yetkililerin bu duruma karşı hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizdi. Süper El Nino'nun sadece aşırı sıcaklık getirmekle kalmayacağını, aynı zamanda çok ciddi yağış düzensizliklerine de yol açacağını ifade eden Prof. Dr. Orhan Şen, sonbahar aylarından itibaren yaşanabilecek afet risklerine dikkat çekti. Prof. Dr. Şen, 2026 yılının sonbahar mevsiminde ve takip eden kış aylarında taşkınlar, aşırı şiddetli yağışlar ve ani sel olaylarının çok daha sık, yoğun ve şiddetli bir şekilde görülebileceğini meteorolojik verilere dayanarak kaydetti.

Doğu Pasifik Kaynaklı Küresel Hava Sisteminin Beraberinde Getirdiği Tehditler

Süper El Nino sisteminin bilimsel ve coğrafi arka planına dair teknik detaylar paylaşan Prof. Dr. Orhan Şen, El Nino'nun temel olarak Doğu Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normal değerlerin üzerine çıkması ve belirgin şekilde artmasıyla ortaya çıkan küresel ölçekli bir meteorolojik olay olduğunu açıkladı. Bu okyanusal ve atmosferik sistemin, sadece kaynaklandığı bölgeyle sınırlı kalmayıp dünyanın birçok farklı bölgesinde doğal afet risklerini doğrudan artırdığını söyleyen Şen, sistemin küresel etkilerine değindi. Meteoroloji uzmanları, Doğu Pasifik kaynaklı bu devasa atmosferik sistemin dünya genelinde kuraklıklara, aşırı ve dengesiz yağışlara, aynı zamanda genel hava olaylarında büyük çaplı düzensizliklere yol açabileceğine kesin bir dille dikkat çekiyor. Türkiye de bu düzensizliklerden payını alarak hem aşırı kuraklık ve sıcaklık periyotlarını hem de hemen ardından gelen şiddetli sel felaketlerini bir arada yaşama riskiyle karşı karşıya kalıyor.