Her şey, Pendik'teki bir okulda öğrencilere dağıtıldığı öne sürülen kitap listesinin sosyal medyada paylaşılmasıyla başladı. Listede yer alan isimler ise oldukça dikkat çekiciydi: Edip Yüksel, İhsan Eliaçık, Cemil Kılıç, Caner Taslaman, Yaşar Nuri Öztürk ve Zekeriya Beyaz... İmam Hatip müfredatının ve geleneksel yaklaşımın dışındaki bu isimlerin öğrencilere tavsiye edildiği iddiası, kısa sürede büyük bir tepki dalgasına dönüştü.
Valilikten Jet Hamle: Müdür Görevden Uzaklaştırıldı
İddiaların yayılması üzerine İstanbul Valiliği sessiz kalmadı. Yapılan resmi açıklamada, Valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından onaylanmış listelerde bu kitapların yer almadığı vurgulandı. Olayın vahameti üzerine okul müdürü hakkında soruşturma başlatıldı ve soruşturmanın selameti açısından müdürün açığa alındığı duyuruldu.
"Komplo" Savunması: "İmza Benim Değil!"
Açığa alınan okul müdürü ise suçlamaları reddederek kendisini savundu. Valilikle yapılan görüşmede müdür, söz konusu listenin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, imzasının taklit edildiğini ve böyle bir listeden ancak sosyal medyada gördüğünde haberdar olduğunu iddia etti. Bu savunma, akıllara "Okul içinde bir komplo mu kuruldu?" sorusunu getirdi.
Eğitimde "Onaylı Liste" Vurgusu
Valilik, okullarda okutulacak veya tavsiye edilecek kitapların belirli bir süzgeçten geçtiğini hatırlatarak, resmi kanallar dışında paylaşılan listelere itibar edilmemesi gerektiğini belirtti. Şimdi gözler, kriminal incelemeye takılacak olan o imzada ve soruşturmanın sonucunda…