Yeni Birlik Gazetesi Gündem Prostat kanserinde farkındalık artırmak hayati önem taşıyor

Prostat kanserinde farkındalık artırmak hayati önem taşıyor

Prostat kanseri, erken teşhisle kontrol altına alınabiliyor. Farkındalık ve düzenli kontrollerle riskler azaltılabilir.

Prostat kanseri, dünyada ve Türkiye’de erkekler arasında en yaygın ikinci kanser türü olarak dikkat çekiyor. Prof. Dr. Soner Çoban, her 8 erkekten birinin yaşamının bir döneminde bu hastalıkla karşılaşabileceğini ifade ederek, erken teşhisin bu hastalıktaki en güçlü silah olduğunu belirtiyor.

Belirtiler ve erken teşhisin önemi:

Prostat kanseri genellikle erken evrelerde belirti vermiyor. Ancak hastalık ilerledikçe idrar yolları ve çevre dokulara baskı yaparak bazı şikayetlere yol açabiliyor. Bu belirtiler arasında gece sık idrara kalkma, idrardan kan gelmesi ve zayıf veya kesik kesik idrar yapma yer alıyor. Hastalık ilerledikçe, kalça, sırt, bel veya kaburga gibi kemik bölgelerinde kalıcı ve şiddetli ağrılar da görülebiliyor. Prof. Dr. Çoban, "Hastalık bu belirtileri göstermeden yakalanmalıdır. Erken evrede teşhis edilen prostat kanserinde tedavi başarı oranı %100’e yakındır" diye vurguladı.

Düzenli sağlık taramaları şart:

Erkeklerin belirli yaşlardan sonra, özellikle de şikayetleri olmadan düzenli sağlık taramalarından geçmeleri büyük önem taşıyor. Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanların 40 yaşından itibaren, diğerlerinin ise 50 yaşından itibaren üroloji uzmanına başvurarak yıllık kontrollerini yaptırmalarını tavsiye eden Prof. Dr. Çoban, prostat spesifik antijen ölçümü ve muayenenin hayat kurtarıcı olduğunu açıkladı. Yapılan tetkiklerde herhangi bir anormallik tespit edilirse, ultrason ya da MR eşliğinde biyopsi yapılarak tanı konulabiliyor.

Prof. Dr. Çoban, "Eğer kanser prostat kapsülünü aşmamışsa, bu erken evre teşhis olarak değerlendirilmektedir. Organa sınırlı prostat kanserinin tedavisi hastanın durumuna göre aktif izlem, cerrahi veya ışın tedavisi şeklinde değişebiliyor" dedi.

Sağlıklı yaşam alışkanlıkları riskleri azaltıyor:

Prostat kanseri riskinin tamamen ortadan kaldırılması mümkün değilse de, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli kontrollerle bu riskin azaltılabileceğini belirten Çoban, Akdeniz diyetiyle beslenme, düzenli egzersiz yapma, ideal kiloyu koruma ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın önemine değindi. "Bende bir şikayet yok, doktora ne gerek var" düşüncesinin riskli olduğunu söyleyen Çoban, toplumda kanser farkındalığını artırmak ve erken teşhisin önemini vurguladıklarını iletti.

Sonuç olarak, prostat kanserinde farkındalık ve erken tanı hayat kurtarıcıdır; bu sebeple cansiparane bir mücadele sürdürülmelidir.

BURSA YÜKSEK İHTİSAS EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ İDARİ SORUMLUSU PROF. DR. SONER...

BURSA YÜKSEK İHTİSAS EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ İDARİ SORUMLUSU PROF. DR. SONER ÇOBAN