Adana merkezli “Baygaralar” yapılanmasına ilişkin iddialar, son dönemde hem yerel güvenlik dosyalarının hem de uluslararası yakalama süreçlerinin odağında yer aldı. Kamuoyunda organize suç yapılanmasının lideri olarak anılan Ramazan Baygara’nın adı, farklı illere uzanan faaliyet iddialarıyla birlikte sık sık gündeme geldi. Özellikle Interpol kırmızı bülten, Yunanistan’da gözaltı ve ardından ev hapsi kararına dair paylaşımlar, konuyu Türkiye’ye iade süreci başlığıyla yeniden alevlendirdi. Dosyada “Çoğaçlar” ve “Şirinler” ile yaşandığı öne sürülen husumet ile Bedirhan Baygara ve Cenk Çelik (Sedat Peker) cinayeti iddiası da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
Ramazan Baygara kimdir? Adana’dan başlayan iddialar nasıl büyüdü?
1998 yılında Adana’da doğduğu aktarılan Ramazan Baygara, kamuoyunda “Baygaralar” olarak bilinen organize suç yapılanmasının lideri olarak anılan isimlerden biri. Yapılanmanın, Adana merkezli bir çekirdekten büyüyerek zamanla Şanlıurfa, Kırklareli, Batman, İstanbul, İzmir ve Ankara gibi pek çok ilde yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu iddiası gündeme taşındı.
Bu süreçte Baygara’nın ismi, yalnızca tek bir olayla değil, farklı soruşturma dosyaları ve operasyon haberleriyle birlikte anıldı. Güvenlik kaynaklarına dayandırılan değerlendirmelerde, yapılanmanın sahadaki etkisini “grup” ya da “yapılanma” mantığıyla genişlettiği; farklı şehirlerde bağlantılar kurduğu öne sürüldü.
Baygaralar çetesi neden ile anılıyor? Operasyonlar ve suçlama başlıkları
Baygaralar çetesi, kamuoyunda en çok “organize suç” iddialarıyla konuşuldu. Yapılanmaya ilişkin haberlerde; silahlı eylemler, tehdit, tahsilat ve çeşitli yasa dışı faaliyet başlıkları öne çıktı. Bu iddiaların önemli kısmı, yürütülen soruşturmalar ve adli süreçlerdeki dosya kapsamlarına dayandırıldı.
İddiaların geniş bir coğrafyaya yayılması, konuyu yalnızca Adana sınırlarının dışına taşıdı. Bazı dosyalarda farklı illerdeki olayların da aynı yapıyla ilişkilendirildiği ileri sürülürken, bu tür bağlantıların nihai olarak yargı süreçleri ve kesinleşmiş kararlarla netleştiği vurgulanıyor.
Çoğaçlar ve Şirinler ile husumet: Adana’da gerilim hattı
Adana’da etkin olduğu öne sürülen “Çoğaçlar” ve “Şirinler” isimli gruplarla Baygaralar arasında husumet yaşandığı iddiası, dosyanın en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. Sahaya yansıyan gerilim, zaman zaman karşılıklı saldırı, çatışma ve gözdağı iddialarıyla gündeme geldi.
Bu tür husumet dosyalarında, olayların bir kısmının sosyal medyada dolaşan iddialarla büyüdüğü; bazı detayların ise soruşturma belgeleri ve resmi kayıtlarla ortaya çıktığı biliniyor. Yine de kamuoyuna yansıyan her iddianın, adli süreçte delil ve ifade bütünlüğüyle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Bedirhan Baygara olayı: Çoğaçlar iddiası gündemde
Husumet başlığını büyüten kritik iddialardan biri, Ramazan Baygara’nın kardeşi olduğu öne sürülen Bedirhan Baygara’nın öldürülmesi oldu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, söz konusu olayın “Çoğaçlar” adıyla anılan grup tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi.
Bu iddia, Adana’daki gerilim hattının neden bu kadar sertleştiğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Ancak ceza sorumluluğu, örgütsel bağ ve fail tespiti gibi başlıkların, yalnızca mahkeme süreçleriyle kesinlik kazandığı hatırlatılıyor.
Cenk Çelik (Sedat Peker) cinayeti iddiası: Baygaralar bağlantısı tartışması
Dosyanın ulusal gündeme taşınmasında etkili olan bir diğer başlık da, sosyal medyada organize suç örgütü lideri Sedat Peker’e yönelik hakaret içerikli paylaşımlar yaptığı belirtilen Cenk Çelik’in öldürülmesi olayı oldu. Bu cinayette Baygaralar çetesinin sorumlu tutulduğu iddiası, soruşturma haberlerinde yer aldı ve kamuoyunda geniş yankı buldu.
Olayın siyasi ve toplumsal boyutlara çekilmeden, adli süreçler üzerinden takip edilmesi gerektiği vurgulanırken; cinayet dosyalarında delil zinciri, şüpheli-olay ilişkisi ve tanık ifadeleri gibi unsurların belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Interpol kırmızı bülten: Ramazan Baygara neden uluslararası seviyede arandı?
Ramazan Baygara hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bilgisi, kamuoyunda “uluslararası seviyede aranan isim” vurgusunu öne çıkardı. Kırmızı bülten, bir kişinin yakalanması ve iade sürecinin işletilmesi için ülkeler arası iş birliğini güçlendiren bir mekanizma olarak biliniyor.
Bu aşama, dosyanın yalnızca yerel bir güvenlik konusu olmaktan çıkıp uluslararası bir yargı sürecine dönüşmesinde kritik rol oynadı. Özellikle “yakalama” ve “iade” başlıkları, haber akışının ana eksenine yerleşti.
Yunanistan’da gözaltı ve ev hapsi: Türkiye’ye iade süreci neden uzadı?
2024 yılında Yunanistan’da gözaltına alındığı aktarılan Ramazan Baygara için, Türkiye’ye iade edilmesi beklentisi dile getirildi. Ancak daha sonra Mayıs 2025’te Yunan makamlarınca ev hapsi şartıyla tahliye edildiği yönündeki bilgiler gündeme geldi.
Bu noktada “Türkiye’ye iade süreci” tartışmasının büyümesinin temel nedeni, iade prosedürlerinin ülkeden ülkeye değişen hukuki süreçlere bağlı olması. İade taleplerinde; dosya kapsamı, ülke mahkemelerinin değerlendirmeleri, itiraz mekanizmaları ve insan hakları kriterleri gibi başlıklar sürecin seyrini etkileyebiliyor.