Devlet memurlarının en çok merak ettiği konuların başında refakat izni geliyor. Özellikle hastalık ve uzun süreli tedavi süreçlerinde, tek hekim raporunun yeterli olup olmadığı, sağlık kurulu raporunda hangi ifadelerin bulunması gerektiği ve refakatçinin adının raporda yer alıp almayacağı sıkça tartışılıyor. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili yönetmelik hükümleri, bu konuda net çerçeve çiziyor. İşte refakat iznine dair tüm ayrıntılar ve uygulamada dikkat edilmesi gereken kritik noktalar.
Refakat izni hangi durumlarda verilir?
Refakat izni, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105’inci maddesinde düzenleniyor. Buna göre memura; bakmakla yükümlü olduğu ya da refakat edilmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek olan ana, baba, eş, çocuk veya kardeşlerinden biri için izin verilebiliyor. Bu iznin temel şartı ise durumun usulüne uygun bir sağlık raporuyla belgelendirilmesi.
Kanun hükmü uyarınca refakat izni süresi üç aya kadar verilebiliyor. Gerekli görülmesi hâlinde bu süre aynı koşullarla bir katına kadar uzatılabiliyor. Ancak toplam süre hiçbir şekilde altı ayı aşamıyor.
Tek hekim raporu refakat izni için yeterli mi?
Refakat izni konusunda en kritik sorulardan biri, tek hekim raporunun yeterli olup olmadığı. Mevzuat bu konuda açık. Refakat iznine esas teşkil edecek raporun mutlaka sağlık kurulu raporu olması gerekiyor. Tek hekim tarafından düzenlenen raporlar, refakat izni verilmesi için yeterli kabul edilmiyor.
29 Ekim 2011 tarihli ve 28099 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik, refakat izninin yalnızca sağlık kurulu raporuyla belgelendirilebileceğini hüküm altına alıyor. Bu nedenle idareler, tek hekim raporuna dayanarak refakat izni kullandırmıyor.
Sağlık kurulu raporunda hangi ifadeler yer almalı?
Sağlık kurulu raporunun içeriği, refakat izninin kaderini doğrudan etkiliyor. Yönetmeliğe göre raporda bulunması zorunlu ifadeler açıkça sıralanmış durumda. Buna göre sağlık kurulu raporunda;
- Refakati gerektiren tıbbi sebepler,
- Refakat edilmediği takdirde hayati tehlike bulunup bulunmadığı,
- Sürekli ve yakın bakım gerekip gerekmediği,
- Üç ayı geçmeyecek şekilde refakat süresi,
- Varsa refakatçinin sahip olması gereken özel nitelikler
mutlaka yer almak zorunda.
Bu unsurlardan herhangi birinin raporda bulunmaması hâlinde, memura refakat izni verilmesi mümkün olmuyor.
“Hayati tehlike” ve “sürekli bakım” ifadeleri zorunlu mu?
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, sağlık kurulu raporunda yalnızca hastalık tanısına yer verilmesi. Oysa refakat izni için bu yeterli değil. Raporda hem “refakat edilmediği takdirde hayati tehlike bulunduğu” hem de “sürekli ve yakın bakım gerektirdiği” ifadelerinin birlikte yer alması gerekiyor.
Bu iki unsurdan biri eksikse, rapor refakat izni için geçerli sayılmıyor. İdareler, mevzuat gereği bu konuda takdir yetkisi kullanamıyor.
Sağlık kurulu raporunda “memurun refakatçi olarak eşlik ettiği” ifadesi yer almalı mı?
Merak edilen bir diğer konu da sağlık kurulu raporunda “memurun refakatçi olarak eşlik ettiğine” dair açık bir ifadenin bulunup bulunmadığı. Mevzuat, bu ifadenin birebir yazılmasını şart koşmuyor. Ancak raporda, refakat ihtiyacının varlığı ve refakat edilmediği takdirde ortaya çıkacak hayati risk açıkça belirtilmiş olmalı.
Bu unsurlar yer aldığı sürece, memurun refakat izni kullanabilmesi mümkün oluyor.
Refakatçinin adı ve soyadı raporda yazılmalı mı?
Sağlık kurulu raporunda refakatçinin kim olduğuna dair isim veya soyisim bilgisi bulunması zorunlu değil. Yönetmelik hükümleri, refakatçinin adının raporda yer almasını şart koşmuyor.
Önemli olan, hastanın durumunun refakat gerektirip gerektirmediğinin ve bu refakatin zorunlu olup olmadığının sağlık kurulu tarafından tespit edilmesi. Bu nedenle raporda refakatçinin adı yazılmasa bile, refakat izni hukuken geçerli kabul ediliyor.
Refakat izni süresinde dikkat edilmesi gerekenler
Refakat izni devam ederken, refakati gerektiren durumun ortadan kalkması hâlinde memurun iznin bitimini beklemeden göreve başlaması gerekiyor. Aksi hâlde izinsiz ve özürsüz olarak görevi terk etmiş sayılabiliyor.
Ayrıca aynı kişi için aynı dönemde birden fazla memurun refakat izni kullanması mümkün değil. Aynı vaka nedeniyle kullanılabilecek toplam refakat izni süresi de altı ayla sınırlı.
Refakat izni süresince memurun aylık ve özlük hakları ise korunuyor. Bu yönüyle refakat izni, devlet memurları için önemli bir sosyal güvence niteliği taşıyor.