Van’da üniversite eğitimi gördüğü sırada ortadan kaybolan ve 18 gün süren arama çalışmalarının ardından acı haberi alınan Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yürütülen adli süreçte çok önemli bir dönüm noktasına ulaşıldı. Soruşturma dosyasını üstlenen aile avukatı Abdurrahman Karabulut’un girişimleriyle kaza ya da şüpheli ölüm ihtimallerine karşı dijital delil ağı genişletildi.
Yurt dışı analizleri dijital izleri ortaya çıkardı
Soruşturmanın seyrini değiştiren adımlardan biri, genç kızın cep telefonundan alınan dijital imajların (kopya verilerin) hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki bağımsız bilirkişi ve uzmanlara gönderilmesi oldu. Gerçekleştirilen derinlemesine siber analizler sonucunda, bir sosyal medya uygulaması üzerinden kimliği belirlenebilecek kritik bir şüpheli izine rastlandı.
Aynı baz istasyonundan alınan sinyaller tespit edildi
Elde edilen dijital verilerin ardından HTS (Geçmiş Trafik Arama) ve baz istasyonu verileri yeniden geriye dönük olarak tarandı. İncelemelerde, olay günü ve saat aralığında Rojin Kabaiş’in cep telefonuyla aynı baz istasyonundan kapsama alanı sinyali alan ve eşleşen 2 kişinin varlığı kayıt altına alındı. Öte yandan, tespit edilen şüphelilerden birinin olay sonrası ilgili sosyal medya uygulamasındaki hesabını kapatarak izlerini silmeye çalıştığı belirlendi. Bu verilere, SIM kartın annesi adına kayıtlı olması sayesinde yürütülen detaylı hat analizleriyle ulaşıldı.
Aile avukatından savcılığa acil gözaltı ve DNA talebi
Ortaya çıkan somut bulguların ardından Kabaiş ailesinin avukatı, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunarak süreçle ilgili kritik talepler iletti. Dilekçede, dosyadaki makul şüphe unsurları doğrultusunda söz konusu iki şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmesi istendi. Ayrıca şüphelilere ait cep telefonlarına ve dijital materyallere el konulması, biyolojik delil karşılaştırması yapılabilmesi amacıyla da şahıslardan DNA örneklerinin alınması talep edildi. Savcılığın sunduğu yeni deliller ışığında soruşturmayı derinleştirmesi bekleniyor.