İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı Ahbap Derneği soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Derneğe yönelik "bağış usulsüzlüğü" iddialarıyla başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan ve aralarında dernek kurucusu Haluk Levent’in de bulunduğu 25 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın tutuklama talebi doğrultusunda Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin ve Nurdan Eriş’in de aralarında yer aldığı 14 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Gözaltındaki 11 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
sevkte Çarpıcı Detay: "Kamu Yararına Dernek Statüsünde Değil"
Soruşturmayı derinleştiren savcılık makamının mahkemeye sunduğu sevk yazısında, Ahbap Derneği’nin hukuki statüsüne ilişkin çarpıcı bir tespite yer verildi. Yazıda, Haluk Levent tarafından kurulan derneğin, hukuken "kamu yararına çalışan dernek" vasfına sahip olmadığı vurgulandı.
Özellikle 2023 yılında meydana gelen büyük deprem felaketinin ardından vatandaşların insani duygularla derneğe yoğun bir bağış akışı sağladığı ve toplanan fonun milyarlarca liralık devasa bir hacme ulaştığı belirtildi. Savcılık, bu büyüklükteki bir finansal kaynağın amacına uygun harcanması sürecindeki tüm koordinasyon ve organizasyonun doğrudan Haluk Levent tarafından yürütüldüğünü kaydetti.

MASAK Raporu ve Eksilen Varlıklar Mercek Altında
Savcılık sevk yazısında, deprem sonrası toplanan milyarlarca liralık yardımların şeffaf, denetlenebilir ve amacına uygun şekilde yönetilmediğine dair kuvvetli suç şüphelerinin bulunduğuna dikkat çekildi. Söz konusu şüphelerin, şüphelilerin şahsi ekonomik durumları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporundaki somut tespitlerle desteklendiği aktarıldı.
Soruşturma dosyasında yer alan en ciddi iddialardan biri de Ahbap Derneği’nin öz varlıklarının eksiltildiği ve derneğe ait bazı taşınmazların elden çıkarıldığı yönünde oldu. MASAK’ın dernek bütçesindeki giriş-çıkışlar ile harcanan miktarlar arasındaki tutarlılığı belirlemeye yönelik çok yönlü delil toplama süreci devam ediyor.
İlk Dosya: 80 Milyon TL'lik Şüpheli Para Trafiği
Soruşturmanın ilk ayağını, derneğin mali yapısı ve bağışların şahsi menfaat doğrultusunda kullanıldığı iddiaları oluşturuyor. Dosyada yer alan yaklaşık 80 milyon TL’lik şüpheli hesap hareketlerine yönelik savcılıkta savunma yapan Haluk Levent, suçlamaları kesin bir dille reddetti. Levent ifadesinde, "Derneğin tek kuruşuna dokunmadım. Derneğin mal varlığını şahsi menfaatim için kullanmadım. 80 milyon TL üzerinden bir algı ve kumpas operasyonu gerçekleştirildi" diyerek kendini savundu.
Levent'in müdafi ise "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamasının yasal unsurlarının oluşmadığını, karapara aklama suçunun işlenebilmesi için ortada hukuken somut bir "öncül suç" bulunması gerektiğini ancak bu dosyada böyle bir unsurun yer almadığını öne sürdü.
İkinci Dosya: 60 Milyon Dolarlık Gayrimenkul Devirleri
Soruşturmanın ikinci sacayağını ise üçüncü şahıslar üzerinden yapılan transferler ve milyonlarca dolarlık taşınmaz devri iddiaları oluşturdu. Yaklaşık 60 milyon dolar değerindeki gayrimenkul satışı suçlamalarına karşı kısa bir savunma veren ünlü sanatçı, konunun tamamen ticari bir uyuşmazlık olduğunu iddia etti. Levent, "Soruşturma konusu alacak-verecek ilişkisinden ibarettir. Ben suç işlemedim, suçsuzum" ifadelerini kullandı.
Sanatçının avukatı da söz konusu gayrimenkullerin piyasa değerinin iddia edilen 60 milyon dolar seviyesinde olmadığını, tüm tapu ve devir işlemlerinin tarafların hür iradesiyle, tamamen yasal mevzuata uygun biçimde gerçekleştirildiğini savundu.
Soruşturma Genişliyor: Yeni Müştekiler İfade Veriyor
Savcılık; banka hesap hareketleri, şüpheli para transferleri, gayrimenkul devirleri ve dernek kasasındaki nakit akışını şüpheli ifadeleriyle çapraz sorguya alarak incelemeyi sürdürüyor. Öte yandan, operasyonun kamuoyuna yansımasının ardından dolandırıldığını iddia eden yeni mağdurların da savcılığa başvurarak dosyaya müdahil oldukları ve şikayetçi sayısının arttığı öğrenildi.