Adana Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran soruşturma, "Alparslan Kuytul Suç Örgütü" olarak nitelendirilen yapılanmanın arka planına dair ağır iddiaları kapsıyor. Dosyada müşteki sıfatıyla yer alan iş insanı Koray Sarısaçlı’nın altı ayrı resmi ifadesine yansıyan ayrıntılar; alıkoyma, fiziki şiddet, yüksek tutarlı senetler ve sistematik algı yönetiminden oluşan karmaşık bir baskı ağını işaret ediyor.
Maskeli kişiler, elektroşok ve günlerce süren alıkoyma
Sarısaçlı’nın kolluk kuvvetleri ve savcılık makamlarına ilettiği beyanlara göre süreç, 2021 yılının eylül ayında iş yerinin çıkışında gerçekleşen bir kaçırma olayı ile başladı. Yüzleri maskeli kişilerce zorla bir araca bindirildiğini belirten iş insanı; araç içinde şiddete uğradığını, bileklerinden ve kafasından elektroşok verilerek etkisiz hale getirildiğini aktardı.
İlk olarak inşaat halindeki bir yapının toprak zeminli banyosunda, ardından bir evde günlerce alıkonulduğunu belirten müşteki, ilerleyen süreçte kendisini kaçıran kişileri ses tonlarından ve olay öncesindeki fiziki takip izlenimlerinden teşhis ettiğini bildirdi. Sarısaçlı, şüphelilerin doğrudan Alparslan Kuytul’un hiyerarşik yapısı içerisinde hareket ettiğini öne sürdü.
6-7 milyon dolarlık zoraki senetler ve taşınmaz hırsı
Soruşturma dosyasının en kritik mali boyutunu, iş insanına zorla imzalatıldığı iddia edilen belgeler oluşturuyor. Sarısaçlı, tutulduğu süre boyunca şiddet ve tehdit altında yaklaşık 30 adet boş senet doldurmaya zorlandığını ifade etti. Dolar üzerinden düzenlenen ve toplam tutarı 6 ila 7 milyon doları bulan bu senetlere kendi el yazısıyla "hamiline" ibaresini eklemek zorunda kaldığını kaydetti.
Baskının yalnızca senetlerle sınırlı kalmadığı; müşteki üzerindeki Özel Korupark Hastanesi, Kabasakal bölgesindeki villa ve Yumurtalık’taki deniz evinin tasarruf yetkilerinin devri için genel vekaletname istenildiği tespit edildi. Sarısaçlı, Kuytul’un yönlendirmesiyle noterde tanımadığı kişilere vekalet verildiğini, ancak daha sonra taşınmazları korumak adına bu yetkileri azlettiğini belirtti.
Kamuoyunu yanıltma operasyonu: Kurgu videolar ve canlı yayın
İfadelerde öne çıkan diğer bir husus ise olayın adli ve toplumsal boyutunun kontrol altına alınması amacıyla yürütülen medya stratejisi oldu. Müşteki, serbest bırakılmasının ardından ailesinin can güvenliğiyle tehdit edilerek Furkan yapılanmasını aklayacak açıklamalar yapmaya mecbur bırakıldığını dile getirdi.
Sarısaçlı; kendisine verilen hazır metinlerin ev ortamında defalarca kayda aldırıldığını, beğenilmeyen çekimlerin "Hoca Efendi’nin talimatı" doğrultusunda yenilendiğini bildirdi. Ardından yapılanmaya ait bir yayın organında canlı yayına çıkarılarak kaçırılma olayını vakıftan bağımsız bir adli vakaymış gibi göstermeye zorlandığını vurguladı.
Adliye otoparkında yönlendirilen ifadeler ve sahte rapor tartışması
Adli sürece müdahale iddiaları bununla da sınırlı kalmadı. İlk savcılık ifadesi öncesinde adliye otoparkındaki bir araçta vakıf avukatlarınca yönlendirildiğini savunan Sarısaçlı, kendi avukatıyla görüştürülmediğini ve ilk beyanını ağır baskı altında verdiğini kaydetti. Müşteki, daha sonra bu ifadelerini geri çekerek gerçeği anlatma kararı aldığını belirtti.
Karşı tarafın "sağlık raporları sahte" yönündeki savunmalarına da yanıt veren iş insanı, kaldırıldığı hastanede çekilen tomografi ve muayene görsellerinin mevcut olduğunu, söz konusu iddiaların meşru yargılama sürecini saptırma amacı taşıdığını söyledi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, müştekinin ailesine yönelik tehditler ve organize baskı iddiaları odağındaki geniş çaplı soruşturması sürüyor.