Yeni Birlik Gazetesi Gündem Siber dolandırıcıların yeni silahı: Bankaların o özelliği 'Kapora tuzağına' dönüştü!

Siber dolandırıcıların yeni silahı: Bankaların o özelliği 'Kapora tuzağına' dönüştü!

Bankaların para transferini kolaylaştırmak adına hizmete sunduğu "Ödeme İste" özelliği, siber dolandırıcıların elinde yeni bir tuzağa dönüştü. Kapora alma hayali kurarken hesabındaki tüm paradan olan mağdurların sayısı her geçen gün artıyor.

Dijital finans dünyasında finansal işlemleri hızlandırmak ve kullanıcı deneyimini kolaylaştırmak amacıyla hayatımıza giren "Ödeme İste" teknolojisi, siber korsanların yeni hedefi haline geldi. Özellikle online platformlarda araç ve gayrimenkul satışı yapan vatandaşları ağına düşüren dolandırıcılar, sistemi tersten işleterek satıcıları kapora verme vaadiyle soyuyor.

Sosyal medya mecralarında mağduriyetlerini dile getiren kullanıcıların sayısı katlanarak artarken, uzmanlar mobil bankacılık kullanıcılarını çok daha dikkatli ve temkinli olmaya çağırıyor.

Şeytani Plan Nasıl İşliyor? "Kapora Atıyorum" Deyip Para Çekiyorlar

Son dönemde adli bilişim mercilerine yansıyan vakalara göre süreç, dolandırıcıların alıcı kılığına girmesiyle başlıyor. Siber korsanlar; hedef aldıkları araç veya ev sahibine ulaşarak öncelikle güven tesis ediyor. Kendilerini genellikle "şehir dışında görev yapan devlet memuru" olarak tanıtan bu kişiler, sıkı bir pazarlık sürecinin ardından alımı kesinleştirdiklerini belirterek bir miktar kapora ödemeyi teklif ediyor.

Tuzağın asıl noktası ise tam bu aşamada kuruluyor. Dolandırıcı, mağdura para göndermek yerine mobil bankacılık üzerinden "Ödeme İste" butonuna basıyor. Kendi IBAN’ı yerine satıcının IBAN bilgilerini sisteme tanımlayan şebeke üyesi, talep edilen tutara kapora miktarını (örneğin 40-50 bin TL) yazarak işlemi satıcıya gönderiyor. Satıcı, ekranına düşen bildirimi "Kapora hesabıma yatıyor" düşüncesiyle ve heyecanla okumadan onayladığı anda, hesaba para girmek yerine satıcının kendi bakiyesinden para dolandırıcının hesabına aktarılıyor.

Eksik Açıklama Hukuki Süreci Tıkıyor

Konuya ilişkin kritik değerlendirmelerde bulunan Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dolandırıcılık vakalarında en büyük risk faktörünün "açıklama" kısmının boş bırakılması olduğuna dikkat çekiyor.

İşlem anında açıklama metni yazılmadığında mağduriyetin tespiti ve hukuki yollardan hak aranmasının oldukça zorlaştığını vurgulayan Prof. Dr. Kırık, dolandırıcıların mahkeme sürecinde "Bu şahsın bana zaten borcu vardı, ödemeyi yaptı" şeklinde savunma yapabildiklerini ifade ediyor. Mağduriyet yaşanmaması adına, mobil bankacılık üzerinden yapılan her türlü transferde açıklama bölümüne "Şu plakalı araç / şu taşınmaz için kapora bedelidir" ibaresinin açıkça eklenmesi gerektiği belirtiliyor.

Sahte Noter ve Memur Kimliğine Dikkat!

Siber korsanların yalnızca finansal araçları değil, psikolojik ikna yöntemlerini de aktif olarak kullandığına işaret ediliyor. Güvenli ödeme sistemlerini "fazla komisyon ödemeyelim" bahanesiyle devre dışı bırakmaya çalışan dolandırıcıların, zaman zaman kendilerini noter görevlisi, hakim veya savcı olarak da tanıttığı kaydediliyor.

Noterlerin ya da kamu görevlilerinin telefon üzerinden hiçbir şekilde onay veya para transferi talebinde bulunmayacağını hatırlatan uzmanlar, bu tarz yönlendirmelere kesinlikle itibar edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Tuzak Yutulduğunda Ne Yapılmalı? İlk 5 Dakika Hayati Önem Taşıyor

Eğer bir anlık dikkatsizlik sonucu böyle bir tuzağa düşüldüyse, zamana karşı yarış başlıyor. Dolandırıldığını anlayan vatandaşların yapması gereken ilk adımlar ise şu şekilde sıralanıyor:

Derhal Bankayı Arayın: İşlem henüz provizyon aşamasındaysa veya transfer havuzunda bekletiliyorsa, müşteri hizmetleri üzerinden şüpheli işlem bildirimi yapılarak paranın çıkışı engellenebilir.

Ekran Görüntülerini Kaydedin: Konuşma dökümleri, telefon numaraları, dekontlar, IBAN bilgileri ve mobil bankacılık bildirim ekranlarının görselleri hızlıca muhafaza edilmeli.

Adli Makamlara Başvurun: Hazırlanan kanıtlarla birlikte vakit kaybetmeksizin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmalı ve Tüketici Mahkemeleri nezdinde hukuki süreç başlatılmalı.