Siirt'te 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi, bir belgeselle derinlemesine ele alındı. Bu yapımda, o dönemde Siirt Valisi olan Mustafa Tutulmaz'ın darbe girişiminin ilk anlarından itibaren emniyet, adli makamlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla nasıl bir koordinasyon sağladığı ve güvenlik tedbirlerini artırdığı aktarılmaktadır.
Belgeselde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısının ardından binlerce vatandaşın valilik önünde toplandığı anlar yer almakta. Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı'ndan çıkan 22 zırhlı aracın Valilik önüne gelerek alanı kontrol altına alma çabası ve bu sırada vatandaşların araçlarıyla kurduğu barikatlar detaylandırılmaktadır.
İlgili belgede, zırhlı araçlardan havaya ateş açılmasına rağmen vatandaşların Valilik önünden ayrılmamış olması, demokrasi nöbetini sürdürmesi ön plana çıkarılmaktadır. Ayrıca, dönemin Valisi Mustafa Tutulmaz ile darbeci askerler arasındaki görüşmelere ve vatandaşların "Asker de bizim, polis de bizim" şeklindeki çağrılarının, olası bir çatışmayı önleme yönündeki etkisine de yer verilmektedir.
Belgesel, darbe girişiminin ardından başlatılan adli süreçlere de geniş bir perspektiften bakmaktadır. Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmalar kapsamında birçok askeri personelin yargılandığı ve darbe girişiminde aktif rol almış askerlerin tutuklandığı bilgisi paylaşılıyor.
Belgeselin önemli tanıklarından olan, darbecilere karşı araçlarıyla barikat kuran Sabahattin Güloğlu, zırhlı aracın önüne yatarak direnişin simgelerinden biri haline gelen Dilaver Batur ve Türk bayrağı açarak vatandaşları Valilik önüne çağıran Hüseyin Çivi’nin anlatımlarıyla yaşadıkları, belgeselin önemli bölümlerini oluşturmakta.
Resmi belgeler, mahkeme kayıtları ve tanıkların ifadelerine dayanan bu belgesel, Siirt’te 15 Temmuz gecesi yaşanan direnişi kronolojik olarak ele alırken, vatandaşların demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkma mücadelelerini gelecek nesillere aktarmayı hedeflemektedir.

BELGESEL 15 TEMMUZ’DA SİİRT’TE YAŞANAN DİRENİŞİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARDI
